Header Ads

OLAĞANÜSTÜ BİR SİYAH FİGÜRLÜ VAZO...


YÖNTEM UYGULAMASI HEPHAISTOS’UN DÖNÜŞÜ TROILOS VE AKHILLEUS

1844 yılında Chiusi yakınlarındaki bir Etrüsk mezarında incelemeler yapan İtalyan hâfir Alessandro François, olağanüstü bir siyah figürlü vazoya ait parçalar bulur.
Mezar daha antik çağda soyulmuş, şüphesiz bronz ve değerli metallerden yapılmış mezar eşyaları çalınmış, yalnızca pişmiş topraktan yapılmış (ve bu yüzden de antik çağ hırsızları için değersiz olan) vazo da, parçalanarak mezarın dışına atılmıştır. Parçaları bir araya getirilmiş bu vazo, mitoloji öğrencileri için bir bilgi hâzinesidir ve bu bölümde Arkaik Dönem ikonografyasının gelişiminde önemli bir referans kaynağı olarak sıklıkla kullanılacaktır.


M.Ö. 570 yılından hemen sonraya tarihlenen vazo, 60 cm.den biraz yüksek, geniş bir volütlü krater’dir ve çömlekçi Ergotimos ile ressam Kleitias’ın imzalarını taşır (1) . Gövde, boyun ve ayak kısmı altı sıra figürlü sahne ile bezenmiştir ve volütlerin üzerinde dahi figürler görülmektedir. Bir düzineye yakın mitolojik sahnenin işlendiği vazoda, figürlerin 120’den fazlasının ismi yazılıdır.

Vazo, haklarında az sayıda yazılı kaynağın günümüze ulaştığı iki mitosun -Hephaistos’un dönüşü ile Troilos’un takibi ve öldürülmesi- ve bunların ikonografik gelişiminin detaylı olarak incelenmesini sağlayan bir başlangıç noktasıdır. Her iki mitos da vazonun gövde kısmındaki orta frizde* işlenmişlerdir. Bir yüzünde Dionysos,

Hephaistos’u Olympos’ta bir araya gelmiş olan tanrılara doğru götürmesi, diğer yüzde ise Akhilleus’un genç Troilos ile kız kardeşi Polyksena’yı Troia surlarının dışına kovalaması betimlenmiştir. Bu iki mitos hakkındaki bilgilerimizin çoğu da, yazılı kaynaklardan ziyade, antik sanattaki betimlerinden oluşmaktadır.

Frizin ortasında, vazonun sağ tarafına doğru, Dionysos’a yüzü dönük duran Aphrodite vardır [2]. Dionysos, sağ tarafta, katır üstündeki topal tanrı Hephaistos ile ardından gelen insan-at melezi ‘silen’lerle, ‘nymphe’ler denen kadınlara öncülük ederken görülür. Aphrodite, tahtlarına oturmuş olan Zeus ve Hera’nın önünde durmakta, arkalarında ise Athena, Ares, Artemis, Poseidon(?) ile Hermes bulunmaktadır. Kısacası Dionysos, çok da belli olmayan bir nedenle, Hephaistos’u, Olymposlular meclisine doğru götürmektedir.


Cevabın bir bölümü Pausanias’tan gelir (1.20.3). Pausanias, Atina’daki bir Dionysos kutsal alanını tarif ederken ‘Dionysos’un Hephaistos’u alıp göğe çıkarmasının betimlendiği bir resimden bahseder ve mitosu özetlemeye devam eder:

... Hephaistos doğduğunda, Hera’nın onu gökten aşağı attığına dair bir efsane vardır ve bu sebeple Hephaistos da ona haince tasarlanmış bir hediye yollar; oturduğunda onu bağlayacak görünmez ipleri olan altından bir taht. Hephaistos bu konu hakkında onunla konuşmak isteyen hiçbir tanrıyı dinlemez, ta ki onunla iyi ilişkiler içinde olan Dionysos onu sarhoş edip göğe çıkarana dek.
* Mimari yapılarda olduğu gibi, vazoların üzerinde betimlenen kesintisiz sahnelere de friz denmektedir (Ç.N).

YAZIDA MERAK ETTİĞİNİZ BİLGİLERİ VEYA BENZER YAZILARI BULMAK İÇİN ARAMAYI KULLANABİLİRSİNİZ

YAZI HAKKINDA YORUMLAR

Hiç yorum yok