Türkiye de Arkeoloji Tarihi Kronolojisi
1846 öncesi: koleksiyonculuktan kuruma
Osmanlı dünyasında eski eserlerin korunması veya toplanması 19. yüzyılda birdenbire başlamadı. Saray koleksiyonları, silah hazineleri ve devşirme antik parçaların korunması daha eski dönemlere uzanır. Ancak bunları bugünkü anlamda “arkeoloji müzesi” olarak tanımlamak anakronik olur.
1846: Aya İrini’de ilk müzecilik adımı
Türk Tarih Kurumu’nun belge çalışmaları ve resmî müze tarihçeleri, Tophane Müşiri Fethi Ahmed Paşa döneminde Aya İrini’de 1846 civarında eski silahlar ile antik eserlerin ayrıldığı koleksiyon düzenini Türkiye’de modern müzeciliğin erken aşamalarından biri olarak kabul eder.
Bu koleksiyon daha sonra Müze-i Hümayun’un temelini oluşturdu. Ancak 1846’da “Müze-i Hümayun resmen kuruldu” demek doğru değildir; kurumsal tarih 1869’dur.
1869: Müze-i Hümayun ve ilk Âsâr-ı Atîka Nizamnamesi
İstanbul Arkeoloji Müzelerinin resmî tarihçesine göre 1869, Müze-i Hümayun’un kurumsal kuruluş tarihidir. Aynı yıl Osmanlı’nın ilk kapsamlı eski eser düzenlemesi olan Âsâr-ı Atîka Nizamnamesi yayımlandı.
1874 düzenlemesi neden sorunluydu?
İkinci Âsâr-ı Atîka Nizamnamesi 1874’te yayımlandı. TBMM araştırma raporuna göre bu düzenleme, kazılarda bulunan eserlerin devlet, kazıcı ve arazi sahibi arasında paylaştırılmasına imkân tanıyordu. Bu sistem, eserlerin yurt dışına çıkışını önlemede yetersiz kaldı ve 1884 düzenlemesiyle köklü biçimde değiştirildi.
1881: Osman Hamdi Bey dönemi
Osman Hamdi Bey’in 1881’de müze müdürlüğüne atanması, Osmanlı müzeciliği ve arkeolojisi açısından büyük bir dönüm noktasıdır. Nemrut, Myrina, Kyme, Lagina ve özellikle Sidon/Sayda’daki çalışmalar; müze koleksiyonunun genişlemesiyle birlikte yerli arkeolojik faaliyetin görünürlüğünü artırdı.
1887–1888 Sidon Kral Nekropolü kazılarında İskender Lahdi, Ağlayan Kadınlar Lahdi ve Tabnit Lahdi gibi anıtsal eserlerin bulunması, İstanbul’da müze amacıyla tasarlanmış yeni binanın inşasını hızlandırdı.
1884 Nizamnamesi neden dönüm noktası?
21 Şubat 1884’te yürürlüğe giren üçüncü Âsâr-ı Atîka Nizamnamesi, eski eserlerin devlet mülkiyeti ve yurt dışına çıkarılmasının engellenmesi bakımından önemli bir kırılmadır. Kazı için ruhsat zorunluluğu ve bulunan eserlerin devlete verilmesi esası güçlendirildi.
1906’daki yeni nizamname ise önceki düzenlemelerin deneyimlerini ve artan kazı faaliyetlerini dikkate alarak sistemi ayrıntılandırdı.
1891: Arkeoloji Müzesi binası
Çinili Köşk’ün koleksiyon için yetersiz kalması üzerine Alexandre Vallaury’nin tasarladığı yeni Arkeoloji Müzesi binası 13 Haziran 1891 tarihinde açıldı. Müze, yalnız eser saklanan bir depo değil, arkeolojik koleksiyonun bilimsel ve kamusal sunumu için tasarlanmış kurumsal bir yapıydı.
Cumhuriyet döneminde arkeoloji
Cumhuriyet’in kuruluşuyla birlikte arkeoloji; müzeler, üniversiteler, Türk Tarih Kurumu ve yabancı araştırma enstitülerinin faaliyetleriyle yeni bir kurumsal çerçeveye girdi. Arkeoloji eğitiminin üniversitelerde kurumsallaşması, müze ağının yaygınlaşması ve kazı izin sisteminin gelişmesi bu dönemin temel dönüşümleridir.
Keban Projesi ve disiplinler arası arkeoloji
TÜBİTAK Ansiklopedisi, 1960’ların sonu ve 1970’lerde yürütülen Keban Barajı kurtarma kazılarını disiplinler arası arkeolojinin önemli sıçrama noktalarından biri olarak değerlendirir. Baraj suları altında kalacak alanların belgelenmesi; arkeoloji, antropoloji, jeoloji, botanik ve diğer doğa bilimleri arasında daha yakın iş birliği kurulmasını sağladı.
Bugünkü arkeolojinin kurumsal yapısı
Günümüzde Türkiye’de arkeolojik kazılar ve yüzey araştırmaları Kültür ve Turizm Bakanlığının izin ve denetimi altında, üniversiteler, müzeler ve bilimsel ekipler tarafından yürütülmektedir. Arkeoloji artık arkeometri, zooarkeoloji, arkeobotanik, jeoarkeoloji, biyoarkeoloji, uzaktan algılama ve dijital belgeleme gibi çok sayıda uzmanlıkla birlikte çalışır.
Arkeolojik Değerlendirme
Türkiye’de arkeoloji tarihi, “yabancı kazılar → Osman Hamdi Bey → Cumhuriyet” biçimindeki basit bir şemadan daha karmaşıktır.
Müzecilik, eski eser hukuku, üniversite eğitimi, kurtarma arkeolojisi, bilimsel uzmanlaşma ve kültürel miras politikaları birbirini etkileyerek gelişmiştir. 1869, 1881, 1884, 1891 ve Keban dönemi gibi eşikler bu dönüşümün farklı yüzlerini temsil eder.
Kaynakça ve Dış Bağlantılar
- T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı – İstanbul Arkeoloji Müzeleri tarihçesi
- Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü – İstanbul Arkeoloji Müzeleri
- Türk Tarih Kurumu – Belgelerle İlk Türk Âsâr-ı Atîka Nizamnamesi
- Kültür ve Turizm Bakanlığı – 1884 ve 1906 düzenlemeleri
- TBMM Araştırma Komisyonu Raporu – Eski eser mevzuatı
- TÜBİTAK Ansiklopedi – Arkeoloji
Sık Sorulan Sorular
Türkiye’de ilk müze hangi tarihte kuruldu?
Aya İrini’de 1846’da oluşturulan koleksiyon erken müzecilik adımıdır; Müze-i Hümayun’un kurumsal kuruluş tarihi ise 1869’dur.
İlk Âsâr-ı Atîka Nizamnamesi ne zaman çıktı?
1869’da yayımlandı. Sonraki önemli düzenlemeler 1874, 1884 ve 1906 tarihlerindedir.
Osman Hamdi Bey ne zaman müze müdürü oldu?
1881’de Müze-i Hümayun müdürlüğüne atandı.
İstanbul Arkeoloji Müzesi ana binası ne zaman açıldı?
13 Haziran 1891’de ziyarete açıldı.