Header Ads

EDİRNE


II. Selim'in 1569-1575 tarihleri arasında Mimar Sinan'a yaptırdığı
Osmanlı'nın en muazzam eseri olan Selimiye Camii'nin görünüşü.
Osmanlılar'ın 2. başkenti olan Edirne bu imparatorluğun en büyük eserlerinden biri  olan Selimiye Camii'ni de bünyesinde barındırır.


Türkiye'nin Avrupa sınırında yer alan Edirne'nin ilk kurucuları Irakların bir kolu olan Odrislerdir.
M.Ö.V.yüzyıl ortalarında kurulan Odris Devleti M.Ö IV.yüzyılda zayıflamış, Kral II. Philip tarafından Makedonya'ya katılmıştır. Daha sonra Romalıların Makedonyalıları yenmesiyle M.Ö. 168'de Roma'ya bağlanmış, Roma İmparatoru Hadrianus zamanında şehir büyümüş ve gelişmiştir.
395'te Bizans'a geçen şehir 1362 yılında da Osmanlıların eline geçmiş, İstanbul 1453'te alınıncaya kadar Osmanlıların başkenti olmuştur. Burayı zapt eden I. Murad tarafından eski adı Edirne olarak değiştirilmiştir. İlk yerleşmenin M.Ö.3-4 bin yıla, hatta Cilalı Taş Devri'ne kadar indiği Çardakaltı mevkiindeki arkeolojik kazılarda ortaya çıkmıştır. Roma Devri'nde Hadrianus'un yaptırıp, Bizans Devri'nde onarılan sur ve bugünkü Saat Kulesi'nden başka Bizans Çağı'ndan pek eser kalmamasına karşılık Osmanlı yapıları oldukça fazladır. Osmanlılar Edirne'de iki saray yaptırmışlardır. Eski saray ortadan kalkmış olup, Yeni Saray denilen Osmanlı sarayının bulunduğu Sarayiçi; etrafı Tunca nehri ile çevrili, içerisinde ulu ağaçların bulunduğu bir yerdir. Bu saraydan günümüze bir köşk ve kule kalıntısından başka bir şey kalmamıştır. Sarayiçi'nin doğusunda Kanunî Sultan Süleyman Köprüsü, batısında Sarayiçi'ne ilk giriş köprüsü olan ve Fatih devrinde yapılan Fatih Köprüsü bulunur. Halkın mesire yeri olarak kullandığı bu yer her yıl Kırkpınar ananevi yağlı güreşlerinin yapıldığı yerdir. 1569'da Mimar Sinan'ın Ali Paşa İçin yapmış olduğu, Ataütrk heykeli karşısındaki Ali Pa-ş,ı Kapalı Çarşısı, Çelebi Sultan Mehmed'in yaptırdığı Eski Cami yanında caminin vakfı olarak yapılmış 1417 tarihli Bedesten, III. Murad'ın Selimiye'ye gelir getirmek için Mimar Davud Ağa'ya yaptırdığı73 dükkanlı Arasta Rüstem Paşa'nın 1561'de Mimar Sinan'a yaptırdığı Rüstem Paşa Kervansaray'ı, 1609 tarihli Ekmekçioğlu Ahmed Paşa Kervansaray'ı, Sadrazam Sokullu Mehmed Paşa'nın yaptırdığı Taşhan, Edirne'de bulunan Osmanlı yapılarından bazılarıdır.
Selimine Camii'nin iç görünüşü. ,31,3 m çapında muazzam tek bir kubbe tarafından örtülen caminin mihrap ve minberi Osmanlı mermer işçiliğinin en güzel örneklerindendir. Caminin ortasında bir müezzin mahfili, bunun altında ise havuz bulunur.

Edirne'de bugün seksen civarında tarihî cami bulunmaktadır. Bu camilerin 14 tanesi Osmanlı padişahları tarafından yaptırılmıştır. Yıldırım Mahallesindeki Yıldırım Bayezid Camisi XIV.yüzyıldan zamanımıza gelebilen en eski camidir. 1397'de bir Bizans kilisesi üzerine kurulan cami, tek kubbeli ve minareli zarif bir yapıdır. Şehrin ortasındaki Eski Cami 1414 yılında Çelebi Sultan Mehmed devrinde çok kubbeli Ulu Cami tipinde yapılmıştır. 9 kubbeli olan caminin mimarı Konyalı Hacı Alâeddin'dir. Cami yazılarıyla meşhurdur. Tunca Nehri'nin sağ kısmında 1422'de Gazi Mihal Bey tarafından yaptırılan Gazi Mihal Camisi, Gazi Mihal Köprüsü'nden şehre girerken görülür. 1429 tarihli Şahmelek Paşa Camisi XV.yüzyıl çinileriyle ünlüdür.

Çelebi Sultan Mehmed'in kızı Ayşe Hatun'un 1469'da yaptırdığı Ayşe Kadın Camisi, Fatih'in ikinci eşi Sitti Sultan'ın 1482 tarihinde inşa ettirdiği Sitti Sultan Camisi, 1530 tarihli Kadı Bedrettin Camisi, 1548 tarihli Süleyman Paşa Camisi, Edirne'deki tarihî camilerden bazılarıdır. Edirne'de diğer önemli bir cami de Hınca Nehri'nin sağ kıyısında Sultan Bayezid'in 1488 yılında mimar Hayret-tin'e yaptırdığı ve büyük bir külliye olarak tasarlanan Bayezid Camisidir. 20.55 m. çapında tek kubbeli ve iki minarelidir. Mihrap ve minberi mermerdendir. Caminin batısında da Darüşşifa ve Tıp medresesi bulunmaktadır. Cumhuriyet Alanı'nda bulunan ve 1443-1447 yıllarında yapılan Üç Şerefeli Cami Edirne'nin diğer önemli bir camisidir. Sultan II. Murad tarafından yaptırılan caminin önünde dikdörtgen biçiminde çok güzel revaklı bir avlu bulunmaktadır. Avludan camiye görkemli mermer bir portikle girilir. Avlunun köşelerinde caminin dört minaresi yer alır. Camiye ismini veren 67.62 m. yükseklikteki üç şerefeli minare üst üste sıralanan kırık hatlar halinde dekorlu olup minareye üç ayrı yoldan çıkılmaktadır. 24 m. çapında bir ana kubbeyle örtülü camiyi birçok küçük kubbe takviye etmektedir.

Edirne'nin simgesi olan Selimiye Camisi uzaklardan görülebilen nadir yapılardan birisidir. Mimar Sinan İstanbul Şehzade ve Süleymaniye Camilerinden sonra "ustalık eserim" dediği Selimiye Ca-misi'ni 1569-1575 yılları arasında Sultan II. Selim için yapmıştır. Tek kubbenin örttüğü ve bu kubbenin üzerinde dört minarenin gösterişli bir biçimde yükseldiği cami nefis bir görünüşe sahiptir. 31.30 m. çapındaki muazzam kubbe, sekiz paye ve bunun arkasına yerleştirilmiş payanda kemerleri ile tutturulmuştur.

Caminin içi insana ferahlık verecek şekilde bol ışıklıdır. Mihrap ve minberi mermer işçiliğinin güzel örneğini teşkil eder. Mihrap kısmını ve hünkar mahfilini süsleyen çiniler Osmanlı çini sanatının en güzel örneklerindendir. Bu çinilerden bazıları Osmanlı-Rus Savaşı sırasında 1878'de Rus Generali Skobelef tarafından sökülerek Moskova'ya götürülmüştür. Caminin ortasında 12 mermer sütuna dayanan müezzin mahfili, bunun altında da mermer havuz yer alır. 43.48 m. yükseklikteki kubbenin içi kalem işleriyle süslüdür. Cami bir külliye olarak yapılmış, geniş avlu içinde külliyenin diğer binaları yer almaktadır.
II. Murad'ın 1434'te yaptırdığı Muradiye Camii'nin mihrap çinileri.

Muradiye Camii'nin minberinde,ki çini süslemeler.










YAZIDA MERAK ETTİĞİNİZ BİLGİLERİ VEYA BENZER YAZILARI BULMAK İÇİN ARAMAYI KULLANABİLİRSİNİZ

YAZI HAKKINDA YORUMLAR

Hiç yorum yok