Header Ads

Bir kartal yuvasına benzeyen "Pergamon harabeleri"


Hellenistik Dönemde Batı Anadolu'da görkemli bir devlet haline gelen Pergamon, dünyaca ünlü Zeus Altarı'ının yaratıldığı yerdir.İzmir'e bağlı Bergama İlçesi'nde bir kartal yuvasına benzeyen Pergamon harabeleri, Türkiye'nin önemli turizm merkezlerinden birisidir.


Pergamon, Arkaik Devir'den kalan küçük bir yerleşme yeridir. Şehir M.Ö 334'te Persleri yenen İskender'in eline geçmiş, onun ölümünden sonra Anadolu'ya komutanlarından Lysimachos hâkim olmuştur. Lysimachos savaş giderleri için ayrılan 9000 ta-lenti saklamak üzere Pergamon komutanı Philetairos'a vermiş, Lysimachos ölünce Philetairos Pergamon Krallığı'nı kurmuş, bırakılan para ile şehri imar etmiş, krallığını Marmara Denizi'ne kadar genişletmiştir. Böylece Pergamon 150 yıl boyunca Helle-nistik Dönem'in en parlak kültür merkezlerinden birisi olmuştur. Philetairos'un ölümünden sonra yerine yeğeni I. Eumenes (M.Ö.263-241) geçmiş, topraklarını korumuş ise de Galatlara karşı haraç ödemek zorunda kalmıştır. M.Ö. 279'da Bithynia Kralı Nikomedes'in daveti üzerine Anadolu'ya yerleştirdiği Galatlar, Pergamon için tehlikeli olmaya başlamışlardır. I. Eumenes'ten sonra yerine geçen oğlu I. Attalos (M.Ö. 241 197) bu vahşi kavmi yenmiş, kurtarıcı ve kral ilan edilmiştir. Bu zaferi ebedileştirmek için akropolde birçok eser yapılmıştır. Sanata ve kültüre dtişkiiıı olan I. Attalos'un yerine geçen II. Eumenes (M.Ö.197 159) Pergamon Krallığı'nı güçlü bir duruma getirmiş, akropolde kışlatılan iınaı faaliyeti ile bu kral zamanında en güzel eserlerin yapılması sağlanmıştır. Romalıların Suriye Kralı ile yaptığı savaşırda Roma'nın yanında yer alan II. Eumenes savaş sonunda Suriye Krallığı'nın Anadolu'daki topraklarına sahip olmuş, böylece ülkesini genişletmiştir. Bu sırada Pergamon Hellen dünyasının kültür, mimari ve heykeltraşlık alanında en önemli merkezi haline gelmiştir

II. Eumenes'ten sonra kardeşi II. Attalos (M.Ö.159-138), ondan sonra da oğlu III. Attalos başa geçmiş, III. Attalos M.Ö. 133'te olunce topraklarının Roma ya bırakılmasını vasiyet etmiştir. Roma Devri'nde de Pergamon önemli bir merkez olmuş, Augustus Pergamon Krallığı'nın zafer anıtlarını canlandırarak ayağa kaldırmış, Traianus bir tapınak başlatmış, Hadrianus da bunu tamamlatmış ve Asklepieion'da ek tesisler yaptırmıştır. Caracalla ise Dionysos Tüpınağı'nı onartmıştır. M.S. II yüzyılda Pergamon'da bir piskoposluk bulunduğunu ve ilk yedi kiliseden birinin burada yapıldığını biliyoruz. Bizans Ça-ğı'nda Pergamon'un eski görkemli yaşantısı kalmamış, bu sıra-

da eski taşlar ve heykeller kullanılarak Pergamon yeni bir surla çevrilmiştir. M.S. 716'da Araplar tarafından işgal edilen şehir 1330'da Türklerin eline geçmiştir. 1878-1886 yılları arasında Carl Humann, Alexander Conze ve R. Bohn tarafından kazılmış olan Pergamon'un Zeus Sunağı kabartmaları ve diğer eserler bu sırada bulunarak Berlin'e götürülmüş ve bu eserlerle Berlin'de Bergama Müzesi kurulmuştur. Bundan sonra da kazılar sürmüş, en son 1957 yılında başlayan kazılar halen Wolfgang Radt yönetiminde Alman arkeologlarınca sürdürülmekte olup, restorasyon çalışmaları yapılmaktadır.

Akropole giden yol Bergama'nın içinden geçerek kıvrıla kıvrıla yukarı çıkar. Bilet gişesinin yanında plânda 3 No. ile gösterilen yer akropolün girişidir. Buradan çıkmadan evvel solda 1 No. ile gösterilen kalıntılar l.Attalos ve II. Eumenes'e ait Heroon'dur. Bu iki krala burada Tanrı olarak da tapınılmıştır. Bu yapının yanındaki 2 No.'lu yapı Hellenistik Devre ait dükkânlardır. Bunun arkasında ise Geç Hellenistik Dönem'e ait stoa kalıntıları yer alır (No. 19). Giriş yerinden yukarıya doğru ilerlediğimizde soldaki geniş alan Athena kutsal alanıdır. Plandaki 4 No.'lu yer, II. Eu-menes tarafından iki katlı olarak yaptırılan ve bugün Berlin'de bulunan kutsal alanın girişidir. Buradan üç tarafı Dor düzeninde iki katlı stoalarla çevrili Athena kutsal mahalline geçilir (No.6). Bu alanın tiyatroya yakın kısmında da Athena Tapınağı bulunmaktadır (No. 7) Bugün ancak izleri görülebilen tapınak M.Ö.III.yüzyılda 6x10 sütunlu ve 12.72 x 21.77 m. ölçüsünde yapılmış olup Dor düzçnindedir. Bulunduğumuz alanda eskiden bulunan heykellerin yalnızca kaideleri görülmektedir.

Pergamon'un II. Eumenes tarafından yaptırılmış olan meşhur kütüphanesi kutsal alanın kuzey kısmında yer alır (No.8). Eski kaynaklara göre 200.000 rulo şeklinde kitabın yer aldığı bu kütüphane, M.Ö.41 yılında Antonius tarafından Kleopatra'ya hediye edilmiştir. Ne yazık ki bu kitaplar İskenderiye Kütüphanesi'ne konmuş, Caesar İskenderiye'yi yakınca bu kitaplar da yanmıştır. Kütüphanenin yanında 9 No. ile gösterilen yerler ev kalıntılarıdır. Kutsal alanın kenarından dünyanın en dik tiyatrosu ile yandaki Dionysos Tapınağı'nı ve Bergama'nın genel görünüşünü seyrettikten sonra geldiğimiz yerden geri dönelim. Yolumuzun üzerindeki merdivenler eski saraylara çıkan merdivenlerdir (No.5). Sağdaki kalıntılar II. Eumenes'in sarayına (No. 10), bunun ilerisindeki kalıntılar ise I. Attalos'un sarayına ait kalıntılardır (No.ll). Plandaki 12 ve 13 No.'lu yapılar ise yönetici evi ve kışla binalarıdır.

Akropolün en kuzey ucunda M.Ö.III. yüzyılda yapılmış, daha sonra değişikliğe uğramış ve birbirine paralel şekilde uzanan

(Arsenal) askeri depo kalıntıları yer alır (No. 14). Akropolde yeniden ayağa kaldırılan Traianus Tapınağı, Hadrianus (M.S.117-138) tarafından kendinden önceki İmparator ttaianus için yaptırılmıştır (No. 15). Bu tapmak 23 m. yükseklikte, Traianeum denilen 60 x70 m. ölçüsündeki bir teras üzerine kurulmuştur. Bu teras düzleştirilmek için tonozlarla takviye edilmiş ve üç tarafı sü-tunlu galerilerle çevrilmiştir. Beyaz mermerden 18 m. yükseklikte, 6x9 sütunlu ve Korinth düzenindeki tapınağın girişi güneybatıdaki büyük merdivenlerdendir. Burada Traianus ile birlikte Hadrianus'a da tapmıldığı anlaşılmaktadır.
Pergamon (yukarı şehir) Planı: 

Plânda 16 No.'lu yapı Athena kutsal alanının bulunduğu dik yamaca kurulan tiyatrodur. II. Eumenes zamanında yapılmış on-bin kişilik bu tiyatronun nefıs manzarasını kapamamak için sahne kısmı ahşaptan ve portatif olarak yapılmıştır. Bugün görülen taştan orkestra kısmı Roma dönemindendir. 80 oturma sırası bulunan 36 m. yüksekliğindeki tiyatronun en alt sırasında mermer bir kral locası vardır. Tiyatronun üzerinde görülen kule Bizans Dönemi'nden kalmadır. Önde 250 m. uzunluğunda iki tarafı stoalı tiyatro terası (No. 18) kuzeydeki Dionysos Tapınağı'yla bağlantılıdır.

Dionysos Tapınağı M.Ö.II. yüzyılda yapılmış Roma döneminde Caracalla (M.S. 211-217) tarafından yenilenmiştir (No. 17). Bugün 25 basamaklı merdivenleriyle bazı parçalan görülen tapınağın o devirde ne kadar görkemli olduğu kolayca anlaşılmaktadır. 11.80 x 20.22 m. ölçülerinde ve lon düzenindeki bu tapınak 4.5 m. yükseklikteki bir podyum üzerine kurulmuştur. Bugünkü kalıntılar dışında diğer mimari elemanları Berlin Müzesi'nde bulunmaktadır.

Athena kutsal alanının 25 m. aşağısında yine bütün parçaları Berlin'e götürülüp yeniden kurulan Zeus Sunağı yer alır (No.20). II. Eumenes'in M.Ö.190 yılında Galatlara karşı kazandığı zaferin anısına dikilmiş bu eşsiz eserin bugün yalnızca basamakları yerindedir. Sunak dört kademe halinde, 36.44 x 34.20 m. ölçüsünde beş basamaklı bir kaide üzerinde at nalı şeklinde yapılmıştır. En alttaki basamakların üzerinde üç yanı çeviren bir podyum ile bunun da üzerinde yüksek kabartmalardan oluşun 2.30 m. yükseklikte ve 120 m. uzunlukta tanrılarla devlerin savaşını anlatan bir friz bulunmaktadır. En üstte de ton düzeninde galeriler yer almaktaydı. Üstü açık sunağın girişi 20 basamaklı ve batı yönündeydi. İçinde bir sunak masası bulunan Zeus Sunağı'nın iç duvarlarında da Telephos'un efsanesini anlatan frizler bulunmaktaydı. Bugün yalnızca iki ağacın beklediği bu eski dünyanın görkemli yapısından içimiz buruk olarak ayrılırız.

Zeus Sunağı'nın güneyinde plânda 21 No. ile gösterilen yer Per-gamon'un yukarı agorasıdır. M.Ö. III. yüzyıla ait olup kuzey ve kuzeybatıdan Dor düzeninde stoalarla çevrilidir. Agoranın batısında 22 No. ile gösterilen M.Ö.II. yüzyıla ait bir de agora tapınağı bulunmaktadır. Akropolden Bergama'ya dönerken yeni yapılmış binanın yanında Pergamon'un orta şehrine ait kalıntılar dikkati çeker. Aşağı şehirde ise II. Eumenes döneminden kalma dor düzeninde stoalarla çevrili aşağı agora, bunun kuzeyinde de Roma Devri'nde değişikliğe uğramış Hellenistik Dönem'den kalma Attalos'un evi bulunmaktadır. Çatıyla kapatılan kısmı kıymetli duvar resimleri ve taban mozaikleriyle süslüdür. Daha yukarıda ise orta ve yukarı gymnasion, Asklepieios Tapınağı ve III. yüzyıl başında yapılmış Demeter Temenos'u yer alır. Şehrin içindeki Kızıl Avlu, Mısır Tanrısı Serapis için kırmızı tuğladan yapıldığından halk arasında bu ad ile anılmıştır. Selinus Çayı üzerine öndeki avlusu ile beraber 200 x 100 m. ölçülerinde bir alana kurulan iki kuleli bu tapınak Hadrianus Dönemi'nde yapılmış olup, Bizans Dönemi'nde kiliseye çevrilmiştir.

Şehirdeki müzeyi gördükten sonra Bergama'dan çıkarken sağda Asklepieion'a giderek eski dünyanın bu müthiş sağlık merkezini görelim. Romalılar, Yunan dünyasında Hekim T^nrı olarak bili-nen Asklepios'u "Aesculapius" adıyla benimseyip tapınışlardır. Mitolojide Asklcpios Apollon Tünrı'nm oğludur. Sağlık tanrısı Zeus'un gazabına uğrayıp onun yıldırımı ile ölürken insanlık için biı n\rir yazdığı sırada yağan yağmurun reçeteyi erittiği ve reçetenin diişlüftii yerde bugün her derde deva olduğu bilinen sarımsını çıkıdı söylenir. Eski çağlarda Sağlık Tanrısı için yapılan tapınaklara Asklepieion denirdi. Asklepieion M.Ö.IV. yüzyılda kurulmuş, Hdhıisllk Devlr'dc gelişmiş, en parlak devrini M.S.

II. yüzyılda yaşamıştır. Eskiden Asklepieion 820 m. uzunluğunda kutsal bir yolla şehre bağlanmaktaydı. Bugün bu yolun 18.14 m. genişlikteki 140 m.'si açığa çıkartılmıştır. Asklepieion'da tiyatro, sütunlar, imparator salonu, hastaların uyuduğu odalar ve telkin yapılan tüneller bugün yerinde görülebilir. Asklepieion'la akropol arasında, eskiden Asklepieion'a sütunlu bir yolla bağlı olan yerde kazısı henüz yapılmayan stadion, bir Amphitheatre ve bir de Roma tiyatrosu bulunmaktadır.
İmparator Traianus için kendinden sonra gelen Hadrianus(M.S. 117-138) zamanında yapılan korint düzenindeki Bergama Traianus Tapınağı. 

Traianus Tapınağınığını çevreleyen duvar ve sütunlar.

Hellenistik dönemde çok dik bir yamaca inşa edilen Pergamon tiyatrosu. Tiyatronun önünde bulunan sahne kısmı ahşap olup, istenildiği zaman kaldırılabiliyordu.

 Kızıl Avlu, Mısır Tanrısı Serapis için kırmızı tuğladan yapıldığından halk arasında bu ad ile anılmıştır.

Asklepieion'da bulunan tiyatro. Bergama'nın dışında bulunan Asklepieion, antik çağın 3 büyük sağlık yurdundan biridir. Tiyatro önünde görülen stoa sütunları M.S. II. yy'm ortalarında ion düzeninde inşa edilmiştir






YAZIDA MERAK ETTİĞİNİZ BİLGİLERİ VEYA BENZER YAZILARI BULMAK İÇİN ARAMAYI KULLANABİLİRSİNİZ

YAZI HAKKINDA YORUMLAR

Hiç yorum yok