Eskişehir Küllüoba Höyüğü'nde Genç Gönüllüler İlk Tunç Çağı İzlerini Araştırıyor
Küllüoba Arkeoloji Kampı: 12 Genç, 3 Gün ve 5 Bin Yıllık Bir Höyükte Uygulamalı Arkeoloji
Kamp ne zaman ve nasıl düzenlendi?
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi 29 Temmuz 2026’da yaptığı açıklamada Gençlik Merkezi ile Küllüoba Kazı Başkanlığı ortaklığındaki kampın tamamlandığını duyurdu. Programa 12 gönüllü genç katıldı ve saha etkinliği üç gün sürdü.
Bu modelin önemi, arkeolojiyi yalnız müze vitrini veya haber başlığı üzerinden anlatmaması. Katılımcılar kazının emek, kayıt, ekip çalışması ve sabır gerektiren yönünü yerinde görüyor.
12 genç üç günde ne yaptı?
Belediye açıklamasına göre gençler kazı ekibiyle birlikte saha çalışmalarını gözlemledi ve kontrollü biçimde bazı uygulamalara katıldı. Prof. Dr. Murat Türkteki, Tunç Çağı ve Küllüoba’nın Anadolu arkeolojisindeki yeri üzerine sunum yaptı. Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Tuna ise:
- kazı öncesi hazırlık,
- buluntuların kayıt altına alınması,
- belgeleme,
- kazı sonrası laboratuvar süreçleri
gibi aşamaları anlattı. Bu içerik, Arkeoloji.Biz’de ayrıntılı ele aldığımız modern kazı metotlarının sahadaki temel mantığıyla örtüşüyor: arkeoloji “nesne bulmak” değil, bağlamı kayıt altına almak üzerine kuruludur.
Küllüoba neden önemli?
Küllüoba, Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinde Yenikent Mahallesi yakınında yer alır. Sistematik kazılar 1996’dan beri yürütülüyor. Kazı verileri, Orta Anadolu ile Marmara arasındaki geçiş kuşağında Erken Tunç Çağı boyunca yerleşim organizasyonu, mimari, üretim, gömü gelenekleri ve çevresel uyum hakkında önemli bilgiler sağlıyor.
Höyük yaklaşık 350 × 250 metre boyutundadır. Yayınlanan kazı verilerine göre ana tarihöncesi yerleşim süreci Geç Kalkolitik’ten İlk Tunç Çağı sonlarına kadar uzanır. Küllüoba bu nedenle yalnız “5 bin yıllık tek bir köy” değil, yüzyıllar içinde değişen çok evreli bir yerleşmedir.
“5 bin yıllık” ifadesi ne kadar doğru?
Belediyenin 2026 kamp haberi yerleşimdeki yaşamı yaklaşık 5.200 yıl öncesine götürüyor. Daha ayrıntılı arkeolojik yayınlarda höyükte Geç Kalkolitik MÖ 3500–3200 ve İlk Tunç Çağı MÖ 3200–1900 evreleri tanımlanıyor.
Bu nedenle popüler anlatımda “5 bin yıllık Küllüoba” kullanılabilir; bilimsel metinde ise hangi tabakanın hangi tarihe ait olduğu belirtilmelidir. Anadolu’daki farklı erken yerleşimleri karşılaştırmak için Anadolu’nun Arkeolojik Mirası dosyamız da yararlı bir başlangıç noktasıdır.
Kazı yöntemi nasıl anlatıldı?
Kampta vurgulanan temel noktalardan biri arkeolojik çalışmanın kazı çukurundan ibaret olmadığıydı. Buluntu yerinden çıkarılmadan önce konumunun, tabakasının ve ilişkilerinin kaydedilmesi; sonrasında temizleme, konservasyon, çizim, fotoğraf, sınıflandırma ve laboratuvar incelemesine geçilmesi gerekir.
Bu tür kısa programlar özellikle üniversite tercihi düşünen gençler için mesleğin gerçek çalışma ortamını göstermesi bakımından değerlidir. Benzer bir saha eğitimi modelinin daha akademik örneğini AKMED 2026 Side Arkeoloji Yaz Okulu yazımızda ele aldık.
Küllüoba Ekmeği ne anlatıyor?
Kamp kapsamında Küllüoba Ekmeği ve Dorlion Zeytinyağı tadımı yapıldı. Küllüoba’da bulunan yanmış ekmek kalıntısı daha önce laboratuvar incelemeleri ve belediye iş birliğiyle kamusal bir kültür ürünü anlatısına dönüştürülmüştü.
Burada “5 bin yıl önceki ekmeğin birebir aynısı” ifadesini dikkatli kullanmak gerekir. Arkeolojik kalıntı, içerik ve oranlar hakkında bilimsel ipuçları sağlar; modern üretim ise bu verilerin günümüz gıda güvenliği, mevcut tahıllar ve üretim koşullarıyla yeniden yorumlanmasıdır. Bu, deneysel arkeoloji ve kültürel miras iletişimi arasında ilginç bir örnek oluşturur.
Belediye–kazı iş birliği
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi yalnız gençlik kampını düzenleyen kurum değil, Küllüoba araştırmalarını destekleyen yerel paydaşlardan biri. Belediye Meclisi 15 Mayıs 2026’da Küllüoba Kazı Başkanlığı ile bilimsel kazı çalışmalarına destek protokolü yapılması için yetki verilmesini oy birliğiyle kabul etti.
Yerel yönetimin bu rolü, kazının bilimsel kararlarını üstlenmek değil; lojistik, kamusal erişim, eğitim ve kaynak desteği sağlayarak araştırmanın kentle ilişkisini güçlendirmektir.
Bu model arkeoloji eğitiminin yerini tutar mı?
Hayır. Üç günlük gönüllü kamp arkeoloji lisans eğitimi veya uzun süreli saha okulunun yerine geçmez. Ancak kültürel miras farkındalığı, meslek tanıtımı ve gençlerin bilimsel süreci doğrudan görmesi açısından güçlü bir kamusal arkeoloji aracıdır.
Programın en doğru değeri “üç günde arkeolog oldular” gibi bir söylemde değil, gençlerin arkeolojik verinin nasıl üretildiğini görmesindedir.
Arkeolojik Değerlendirme
Küllüoba Arkeoloji Kampı’nın en önemli yanı kazıyı seyredilecek bir keşif gösterisinden bilimsel bir sürece dönüştürerek anlatmasıdır.
Arkeolojik alanların topluma açılması yalnız ziyaretçi sayısını artırmak değildir. Yerel halkın ve gençlerin kazının neden yavaş ilerlediğini, buluntunun neden hemen yerinden alınmadığını, kayıt ve laboratuvar aşamalarının neden önemli olduğunu anlaması uzun vadede koruma bilincini güçlendirir.
Küllüoba’da belediye, kazı başkanlığı ve gençlik programının aynı çerçevede buluşması bu açıdan sürdürülebilir bir model oluşturabilir.
Arkeoloji.Biz’de İlgili Yazılar
Kaynakça
- Eskişehir Büyükşehir Belediyesi – Genç Gönüllüler Küllüoba Arkeoloji Kampı’nda Tarihle Buluştu, 29 Temmuz 2026
- Eskişehir Büyükşehir Belediyesi – Küllüoba Höyüğü kronolojisi ve kazı bilgileri
- Eskişehir Büyükşehir Belediyesi – Küllüoba Ekmeği ve Kavılca projesi, 2026
- Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Meclis Kararı 375 – Küllüoba kazı desteği protokolü
Sık Sorulan Sorular
Küllüoba Arkeoloji Kampı’na kaç genç katıldı?
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin açıklamasına göre 12 gönüllü genç katıldı.
Kamp kaç gün sürdü?
Program üç gün sürdü.
Küllüoba kazıları ne zamandan beri devam ediyor?
Sistematik kazılar 1996’dan beri sürdürülüyor.
Kampa katılanlar arkeolog sayılır mı?
Hayır. Kamp, gençlerin bilimsel kazı süreçlerini tanıması ve uygulamalı deneyim kazanması için düzenlenmiş kısa süreli bir farkındalık ve eğitim programıdır.