Kilise Zemininde Keşfedilen 1000 Yıllık Rünik Taş: Devşirme Malzeme Olarak Kullanılan Bir Mezar Taşı mı?

Ağustos 20, 2026 | Arkeoloji.Biz

Kilise Zemininde Keşfedilen 1000 Yıllık Rünik Taş: Devşirme Malzeme Olarak Kullanılan Bir Mezar Taşı mı?

İskandinavya'da yürütülen arkeolojik kazılarda, erken Orta Çağ kiliselerinden birinin zemin döşemesinde rünik yazılarla kaplı bir taş keşfedildi. Yaklaşık 1000 yıllık olduğu tahmin edilen bu taşın, orijinalinde bir mezar anıtı olduğu ve daha sonra inşaat faaliyetlerinde devşirme malzeme olarak kullanıldığı düşünülüyor.
İskandinavya rünik mezar taşı arkeolojik buluntu
İskandinavya'da keşfedilen rünik yazıtlı anıt taşlar, Viking Çağı ve Orta Çağ geçiş dönemine dair önemli epigrafik veriler sunmaktadır. Görsel: Wikimedia Commons.

Giriş

Arkeolojik kazılarda mimari yapıların zeminleri, genellikle geçmiş dönemlerin gündelik yaşamına dair küçük buluntular sunar. Ancak İskandinavya'da yapılan son araştırmalar, erken dönem Hristiyan mimarisinin taban döşemelerinde çok daha büyük ve yazılı belgelerin saklı kalabileceğini gösterdi. Arkeologlar, eski bir kilisenin zemininde yaptıkları çalışmalarda, üzerinde rünik karakterler kazınmış büyük bir taş blok tespit ettiler. İlk incelemeler, bu taşın yaklaşık bin yıl önce, Viking Çağı'nın sonu ile Orta Çağ'ın başlangıcı arasındaki geçiş döneminde yontulmuş bir mezar taşı olduğuna işaret ediyor.

Buluntu, sadece epigrafik (yazıt bilimi) açıdan değil, aynı zamanda erken Orta Çağ toplumlarının eski pagan sembollerine ve anıtlarına karşı geliştirdiği pratik ve ideolojik yaklaşımı göstermesi bakımından da önem taşıyor. Ahşap kiliselerin yerini taş mimariye bıraktığı bu dönemde, eski anıt taşların yeni kutsal mekanların inşasında yapı malzemesi olarak kullanılması sık rastlanan bir durumdur.

Tarihsel ve Arkeolojik Bağlam

İskandinavya'da rünik taşlar (runestones), genellikle ölen kişilerin anısını yaşatmak, onların başarılarını, seyahatlerini veya miras haklarını belgelemek amacıyla dikilirdi. MS 10. ve 11. yüzyıllarda, bölgenin kademeli olarak Hristiyanlaşmasıyla birlikte bu taşların üzerindeki motifler de değişim gösterdi. Erken dönemlerde Thor'un çekici gibi pagan sembolleri ağırlıktayken, geç dönem rünik taşlarında haç motifleri ve Hristiyan duaları yer almaya başladı.

Söz konusu buluntunun bir kilise zemininde, yani "taban taşı" olarak yatay biçimde yerleştirilmiş olması, arkeolojide "spolia" (devşirme malzeme) kullanımı olarak adlandırılan yaygın bir pratiğin örneğidir. Yeni inşa edilen kiliselerin temellerinde, eşiklerinde veya zemin döşemelerinde rünik taşların kullanılması iki farklı şekilde yorumlanmaktadır:

  • Pratik Nedenler: Taş işçiliğinin zor ve maliyetli olduğu bir dönemde, halihazırda düzgün şekilde yontulmuş ve taşınmış büyük blokların hazır malzeme olarak kullanılması inşaat sürecini hızlandırıyordu.
  • İdeolojik ve Sembolik Nedenler: Eski inanç sistemine ait anıtların üzerine basılması, yeni dinin (Hristiyanlığın) eski inançlar üzerindeki zaferini sembolize ediyor olabilir. Ancak birçok örnekte yazıtların bilerek tahrip edilmemiş olması, bu durumun her zaman düşmanca bir tavırla yapılmadığını, bazen sadece malzemenin kutsallığına duyulan saygıyla kilise sınırları içine dahil edildiğini göstermektedir.

Uzman Değerlendirmesi

Arkeolog ve Epigrafi Uzmanlarının Görüşü:

"Zemin döşemesi olarak kullanılan rünik taşların en büyük avantajı, toprağa bakan ya da harçla korunan yüzeylerindeki yazıların, dış hava koşullarından (asit yağmurları, donma-çözülme döngüleri) korunmuş olmasıdır. Ancak taşın üstte kalan ve üzerinde yürünen yüzeyindeki aşınmalar, rünlerin okunmasını zorlaştırabilir. Bu buluntuda rünlerin derinliği ve korunma durumu, taşın ne kadar süre boyunca yoğun yaya trafiğine maruz kaldığını anlamamızı sağlayacak. İlk analizler, taşın üzerindeki formülün tipik bir anma yazıtı olduğunu ve '...bu taşı babası ... anısına dikti' benzeri bir şablon içerdiğini gösteriyor."

Arkeologlar, taşın alt yüzeyinde kalmış olabilecek diğer yazıtları ve bezemeleri incelemek amacıyla üç boyutlu fotogrametri ve lazer tarama (LiDAR) yöntemlerini kullanmayı planlıyor. Bu dijital belgeleme yöntemleri, çıplak gözle seçilemeyen aşınmış rün çizgilerinin mikron düzeyindeki derinlik farklarını ortaya çıkararak metnin tamamının çözülmesine olanak tanıyacak.

Kaynakça ve Dış Bağlantılar

Sık Sorulan Sorular

Rünik taş nedir?

Rünik taşlar, üzerlerine rün alfabesi (Futhark) kullanılarak yazıtlar kazınmış, genellikle Viking Çağı ve erken Orta Çağ'da İskandinavya coğrafyasında dikilmiş anıt taşlardır. Çoğunlukla ölen kişilerin anısına dikilirler.

Bir mezar taşı neden kilise zemininde kullanılır?

Orta Çağ'da yeni taş kiliseler inşa edilirken, çevredeki eski rünik anıtlar hazır ve düzgün kesilmiş taş kaynağı olarak görülmüştür. Bu "devşirme malzeme" (spolia) kullanımı hem pratik bir inşaat çözümüydü hem de bazen eski inançların yeni dinin çatısı altında dönüştürülmesini simgeliyordu.

Taşın üzerindeki yazılar nasıl okunuyor?

Arkeologlar ve epigrafistler, aşınmış rünleri okumak için geleneksel yöntemlerin yanı sıra üç boyutlu tarama, fotogrametri ve özel ışıklandırma teknikleri kullanarak taşın yüzeyindeki mikroskobik girinti ve çıkıntıları analiz ederler.

Yazar Notu

Serkan Doldur, arkeolog ve Arkeologlar Derneği İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanıdır. Anadolu arkeolojisi, kültürel miras, tarihî kentler ve dijital belgeleme alanlarında çalışmalar yürütür.

Arkeoloji.Biz
Yazar ve İçerik Üretici

Arkeoloji.Biz

Antik dünyanın dijital kazıcısı. Arkeoloji, tarih ve mitoloji alanındaki araştırmalarıyla geçmişin sırlarını gün yüzüne çıkarıyor.