Header Ads

Küçük Asya’da ki Pers Satraplıkları

Küçük Asya’da ki Pers Satraplıkları
Daskyleion
Pers satraplık merkezlerinden birisi olan Daskyleion Satraplığı Anadolu’nun batı dünyasına açılacak konmda jeopolitik konumu açısından oldukça önemli bir merkezdir.
Anadolu’yu Balkanlar üzerinden batıya bağlayacak olan bu yol Hellespontos’dan geçmekteydi. Hem Hellespontos’a yakın hem de bölgenin verimli toprakları bu bölgenin İ.Ö. 547 yılında Sardes’in ele geçirilmesinden sonra Satrap Pharnucos yönetiminde Phrygia Hellespontine satraplığı kurulmasında önemli sebeplerden birisi olmuştur. Bölge Herodotos’an öğrendiklerimize göre Asya Thrakları, Paphlagonia, Mariandyn, Suriye bölgelerini de içine alan üçüncü satraplık olarak geçmektedir.

Pers satraplıları içerisinde adı sıklıkla yazılı kaynaklarda geçen Daskyleion satraplığının merkezi olarak düşünülen Hisar Tepe üzerinde 1954 yılında Ekrem AKURGAL tarafından kazılar yapılmıştır. Akurgal kazılarında ele geçen 500 adet bulla ve bunların bazılarının üzerinde yer alan Xerxes ismi Hisar Tepe’nin satraplığın merkezi olduğunu arkeolojik materyaller ile de desteklemiştir[1].

Karia
Bölgenin İ.Ö. 545 yılında Harpagos tarafından Pers hakimiyeti altına alındıktan sonra Büyük Dareios’un kurmuş olduğu satraplık sistemi içerisinde İonialılar, Aiolialılar, Lykialılar, Milialılar ve Pamphilialılar ile birlikte ilk satraplığa katıldılar. İ.Ö. 499 yılında ki İonia ayaklanmasına katıldılarsa da yenilgiye uğratıldılar. İ.Ö. 480 yılında pers kralı Kserkses’in Yunanistan seferinde bölgenin yerel soylularının yönetiminde 60 gemilik bir donanma ile hizmet ettiler. İ.Ö. 395 yılından sonra başlı başına bir satraplık haline dönüşen Karia bölgesinin yönetimi yerli bir sülalenin yönetimine bırakıldı. İlk Karia satrapı Hyssaldomos ve arkasından gelen oğlu Hekatomnos oldu. İ.Ö. 377 – 353 yılları arasında da yönetimi oğlu Mausolos aldı ve onun döneminde Karia bölgesi Pers krallığı yönetimi altında bağımsız bir krallık gibi yönetmeye başladı ve yine onun döneminde ve bu sülalenin etkinliği sırasında Karia’nın iç kesimleri de Yunan kültürü altına girdi[2].

Önceleri satraplık başkenti olarak Mylassa kentini kullanan Mausolos İ.Ö. 4. Yüzyılın ikinci yarısı içerisinde satraplık başkentini deniz kıyısında ki konumu nedeniyle daha elverişli olduğunu düşündüğü Halikarnasos kentine taşıdı. Bu bölgeye de civarda ki 6 küçük kasabanın halkını da yanında sürükleyerek Myndos ve Theangela gibi Yunan tarzında bir kent kurdu. Mausolos’dan sonra bölge yine bu sülalenin yönetimi altında kaldı ancak İ.Ö 334 yılında Alxandros’un yönetimi altına giren bölgede yönetim yine sülalenin elinde bırakıldığı görülmektedir.
Lykia
Herodotos ( VII 92 ) Pers kralı Kserkses’in donanmasında ki Lykialıları aynen şöyle tanımlamaktadır. “ Lykialılar elli gemi ile gelmişlerdi. Göğüslük ve dizlik giyiyorlardı; kızılcık ağaçlarından yayları ve dikensiz kamış okları ve mızrakları vardı; omuzlarında keçi postu atarlar, başlarına çepeçevre tüyler takılı keçe başlıklar giyerlerdi. Ayrıca kılıç ve hançer taşıyorlardı”[3]. Özgürlük ve onurlarına o kadar düşkünlerdir ki Strabon (664) ise “ Lykialılar yaşamlarını öyle uygar ve nezih bir biçimde sürdürürlerdi ki, şimdiye kadar utanç verici hiçbir kazanç istekleri olmadı” şeklinde tanımlamaktadır. Bu şekilde ulusal birlik bilinci taşımaları sebebiyle İ.Ö. IV. Yüzyılın ortalarına kadar uzanan dönemde yarı otonom bir şekilde yönetimlerini sürdürmeyi başarmışlardır[4].

İ.Ö. VII. Yüzyılın ilk yarısı içerisinde yerel bir krallık idaresinin varlığı bölgede görülmektedir. Topografyanın sağladığı olanakları iyi kullanan Lykialılar İ.Ö. 560 yıllarında Lydia kralı Kyros’un egemenliğini tanımamışlar, hatta Dor göçlerinden ve bu süreci takiben kolonistler tarafından da iskan edilmeyen bir bölge olma özelliğini sürdürmüş dolayısıyla bu olaylardan diğer bölgeler kadar etkilenmemişlerdir. İ.Ö. 545 – 540 yılları arasında Harpagos’a karşı verdikleri mücadelelere rağmen Akhaimenid yönetimin etki alanına girmiştir. Bölgenin Pers egemenliği altına girmeden önce Ksanthos ve Kaunos kentleri yoğun bir direniş göstermelerine rağmen Pers egemenliğini kabul etmek zorunda kalmışlardır. Ancak bölge yerel sülalelerin yönetimine bırakılmıştır. Yerel sülalelere mensup olan yöneticilerin İ.Ö. V. Ve kısmen de İ.Ö. IV. Yüzyılda otonom yönetimleri süresince sikke basma haklarına sahip oldukları arkeolojik materyaller ile desteklenmektedir[5].  İ.Ö. 480 yılında Kserkses’in Yunanistan seferine katılan Sikas oğlu Kybernis olasılıkla bu yerel idarecilerden biri olmalıdır ve bu dönemde yerel adı olan Kyprlli ile bastığı sikkeler bu yaklaşımı desteklemektedir[6].  Bununla birlikte Lykia bölgesi Pers egemenliği sırasında bir süre de Karia’da ki Hekatomnos hanedanlığının yönetimi altına girmiştir.


[1] Bakır 2003, 6 – 7
[2] Sevin 2001, 107–108
[3] Sevin 2001, 133
[4] Sevin 2001, 134
[5] Sevin 2001, 134
[6] Sevin 2001, 134 
T. Bakır, “Daskyleion Hellespontine Phrygia Bölgesi Akhaemenid Satraplığı”, Anadolu Dergisi, 25, 1 – 26, 2003, Ankara.
V. Sevin, Anadolun’nun Tarihi Coğrafyası I, 2001, Ankara

YAZIDA MERAK ETTİĞİNİZ BİLGİLERİ VEYA BENZER YAZILARI BULMAK İÇİN ARAMAYI KULLANABİLİRSİNİZ

YAZI HAKKINDA YORUMLAR

Hiç yorum yok