Geyve'de Ele Geçirilen 806 Eser ve Bithynia Bölgesinin Kültürel Mirası

Ağustos 21, 2026 | Arkeoloji.Biz

Geyve'de Ele Geçirilen 806 Eser ve Bithynia Bölgesinin Kültürel Mirası

Sakarya'nın Geyve ilçesinde gerçekleştirilen kolluk operasyonunda, bir ikamette saklanan 806 adet tarihi eser ele geçirildi. Bu buluntular, antik dönemde Bithynia ile Frigya sınır hattında yer alan Sakarya havzasının zengin arkeolojik potansiyelini ve kültür varlığı kaçakçılığının bilimsel bilgiye verdiği zararları yeniden gündeme taşıdı.
Antik Roma sikkeleri ve bronz arkeolojik buluntular
Sakarya havzası ve çevresinde sıklıkla rastlanan Roma ve Bizans dönemlerine ait bronz sikkeler ile küçük kullanım objeleri, bölgenin yoğun ticari geçmişini belgeler. Görsel: R D banerji / Wikimedia Commons.

Giriş

Kültür varlığı kaçakçılığı ile mücadele kapsamında yürütülen operasyonlar, Anadolu'nun belgelenmemiş arkeolojik mirasının korunmasında kritik bir rol oynamaktadır. Son olarak Sakarya'nın Geyve ilçesinde kolluk kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen başarılı bir operasyon neticesinde, bir evde gizlenmiş durumda toplam 806 adet tarihi eser ele geçirilmiştir. Ele geçirilen objeler, incelenmek ve tasnif edilmek üzere Sakarya Müze Müdürlüğü uzmanlarına teslim edilmiştir.

Bu tür operasyonlar, yalnızca yasa dışı ticaretin engellenmesi açısından değil, aynı zamanda bilimsel kazılar dışında tahrip edilen arkeolojik sit alanlarının tespiti açısından da büyük önem taşımaktadır. Geyve ve çevresi, antik dönem yollarının kesişim noktasında bulunması sebebiyle, toprak altında son derece yoğun bir arkeolojik tabakalaşmaya sahiptir.

Tarihsel ve Arkeolojik Bağlam

Sakarya'nın güneyinde yer alan Geyve ilçesi, antik coğrafyada Bithynia (Bitinya) bölgesinin güney sınırlarında, Frigya (Phrygia) sınır hattına yakın bir konumda yer alır. Antik dönemde Sangarius olarak adlandırılan Sakarya Nehri'nin suladığı bu verimli vadi, tarih boyunca askeri ve ticari yolların geçiş güzergahı olmuştur. Bölge; Helenistik Dönem, Roma İmparatorluğu, Bizans İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğu dönemlerinde kesintisiz bir yerleşime sahne olmuştur.

Geyve ve çevresinde ele geçirilen bu tür toplu buluntular genellikle şu kategorilerden oluşmaktadır:

  • Sikkeler: Roma ve Bizans dönemlerine ait bronz, gümüş ve nadiren altın sikkeler. Bu sikkeler, bölgedeki ekonomik hareketliliği ve dönemsel enflasyonist süreçleri anlamak adına numismatik açıdan değerlidir.
  • Kişisel Süs Eşyaları ve Objeler: Antik dönem insanlarının günlük yaşamına ışık tutan bronz fibulalar (antik iğneler), yüzükler, kemer tokaları ve tıp aletleri.
  • Pişmiş Toprak Kaplar: Günlük kullanım kapları, kandiller ve seramik parçaları.

Ancak bu eserlerin yasa dışı kazılarla (kaçak kazı) yerinden çıkarılması, arkeoloji biliminin en çok ihtiyaç duyduğu "stratigrafik bağlamı" tamamen yok etmektedir. Bir eserin hangi toprak tabakasında, hangi diğer objelerle birlikte ve hangi mimari yapının içinde bulunduğu bilgisi (konsept/bağlam), eserin kendisinden çok daha fazla tarihi bilgi sunar. Kaçak kazılar, bu bilgiyi geri döndürülemez şekilde yok ederek tarihi sessizliğe gömer.

Uzman Değerlendirmesi

Arkeolojik Açıdan Bağlam Kaybı:

Müzelerimize kazandırılan her eser değerlidir; ancak kolluk kuvvetleri operasyonlarıyla ele geçirilen "bağlamsız" (provenansı belirsiz) eserler, arkeologlar için çözülmesi zor birer bulmaca gibidir. Geyve'de ele geçirilen 806 eserin hangi antik yerleşimden, hangi nekropolden veya tümülüsten çıkarıldığı bilinmemektedir. Bu durum, bölgenin yerleşim tarihine dair yazılacak bilimsel makalelerde büyük bir boşluk yaratmaktadır. Vatandaşlarımızın kültür varlıklarını koruma bilinciyle hareket etmesi ve şüpheli durumları doğrudan müze müdürlüklerine bildirmesi, bu tahribatın önüne geçebilecek en etkin yöntemdir.

Kaynakça ve Dış Bağlantılar

Sık Sorulan Sorular

Geyve'de ele geçirilen eserler hangi dönemlere ait olabilir?

Sakarya ve Geyve havzasının tarihsel geçmişi göz önüne alındığında, bu tür operasyonlarda ele geçirilen eserlerin büyük çoğunluğu Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait sikkeler, takılar ve günlük kullanım objelerinden oluşmaktadır. Kesin dönem tespiti müze uzmanlarının incelemesi sonrasında netleşecektir.

Kaçak kazıların arkeolojiye verdiği en büyük zarar nedir?

En büyük zarar "bağlam" (context) kaybıdır. Bir eserin buluntu yeri, derinliği ve çevresindeki diğer buluntularla ilişkisi belgelenmediğinde, o eserin ait olduğu dönemin sosyo-ekonomik ve kültürel yapısına dair sunabileceği bilimsel verilerin büyük kısmı kaybolur.

Bulunan tarihi eserler nerede sergilenecek?

Ele geçirilen 806 adet eser, yasal prosedürlerin tamamlanmasının ardından Sakarya Müze Müdürlüğü envanterine kaydedilecektir. Müze uzmanlarının yapacağı tasnif ve restorasyon çalışmalarından sonra, sergilenebilir nitelikte olanlar müze teşhirine çıkarılacaktır.

Yazar Notu

Serkan Doldur, arkeolog ve Arkeologlar Derneği İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanıdır. Anadolu arkeolojisi, kültürel miras, tarihî kentler ve dijital belgeleme alanlarında çalışmalar yürütür.

Arkeoloji.Biz
Yazar ve İçerik Üretici

Arkeoloji.Biz

Antik dünyanın dijital kazıcısı. Arkeoloji, tarih ve mitoloji alanındaki araştırmalarıyla geçmişin sırlarını gün yüzüne çıkarıyor.