Karabük’te Roma Dönemine Ait 1.750 Yıllık Çömlek Mezar Keşfedildi
Karabük’te Roma Dönemine Ait 1.750 Yıllık Çömlek Mezar Keşfedildi
Giriş
Batı Karadeniz Bölgesi'nin en önemli antik yerleşim alanlarından biri olan Karabük ve çevresi, yeni bir arkeolojik keşfe ev sahipliği yapıyor. Bölgede yürütülen sistematik kazı çalışmaları sırasında, Geç Roma Dönemi'ne (yaklaşık MS 3. yüzyıl) tarihlenen bir çömlek mezar tespit edildi. Büyük boyutlu bir depolama küpünün (pithos) mezar olarak kullanılmasıyla oluşturulan bu buluntu, antik dönem insanının ölüm algısı ve pratik uygulamaları hakkında somut kanıtlar sağlıyor.
Arkeolojik literatürde "pithos mezar" veya "küp mezar" olarak adlandırılan bu defin yöntemi, özellikle Anadolu coğrafyasında çok eski dönemlerden beri bilinen bir gelenektir. Karabük'te ortaya çıkarılan bu son örnek, geleneğin Roma İmparatorluğu'nun geç evrelerinde de yerel düzeyde varlığını sürdürdüğünü göstermesi açısından büyük önem taşıyor.
Tarihsel ve Arkeolojik Bağlam
Karabük bölgesi, antik dönemde Paphlagonia (Paflagonya) olarak adlandırılan coğrafi sınırların içinde yer almaktaydı. Özellikle Hadrianapolis (Eskipazar) gibi önemli antik kentlerin yakın çevresinde gerçekleştirilen kazılar, bölgenin Roma ve Erken Bizans dönemlerinde yoğun bir nüfusa ve gelişmiş bir sosyo-kültürel yapıya sahip olduğunu ortaya koymaktadır.
Keşfedilen çömlek mezar, MS 3. yüzyıla tarihlenmektedir. Bu dönem, Roma İmparatorluğu'nun hem siyasi hem de ekonomik açıdan çalkantılı bir süreçten geçtiği "Üçüncü Yüzyıl Krizi" dönemine denk gelmektedir. Böylesi bir dönemde, pahalı anıtsal mezarlar veya lahitler yerine, günlük yaşamda tahıl, zeytinyağı veya şarap depolamak amacıyla kullanılan büyük pişmiş toprak kapların (pithos) mezara dönüştürülmesi, hem pratik hem de ekonomik bir çözüm olarak karşımıza çıkmaktadır.
Pithos mezarların hazırlanışında genellikle şu yöntem izlenirdi: Ölen bireyin vücut bütünlüğünün korunarak kabın içine yerleştirilebilmesi için pithosun ağız kısmı kırılır veya genişletilir, ceset anne karnındaki duruşu andıran "hocker" (büzülmüş) pozisyonunda ya da doğrudan uzatılarak yerleştirildikten sonra kabın ağzı büyük bir taş levha, kiremit veya seramik parçalarıyla kapatılırdı. Karabük'teki buluntu üzerinde yapılacak osteolojik (kemik) analizler, mezardaki bireyin yaşı, cinsiyeti, geçirdiği hastalıklar ve beslenme alışkanlıkları hakkında kritik bilgiler sunacaktır.
Uzman Değerlendirmesi
Arkeolojik Değerlendirme:
"Karabük'te bulunan 1.750 yıllık çömlek mezar, klasik antikite döneminde taşra nüfusunun ölü gömme adetlerindeki çeşitliliği anlamamız açısından son derece değerlidir. Genellikle Tunç Çağı ile özdeşleştirilen küp mezar geleneğinin, Roma İmparatorluğu'nun geç dönemlerinde dahi Anadolu'nun iç kesimlerinde uygulanmaya devam etmesi, kültürel sürekliliğin (continuity) güçlü bir göstergesidir. Bu keşif, bölgedeki alt ve orta sınıf halkın mezar mimarisine ve ritüellerine dair eksik halkaları tamamlamaktadır."
İlgili Yazılar
- Geç Roma Dönemi Mezar Buluntuları: 1750 Yıllık Ölü Gömme Gelenekleri ve Sosyo-Ekonomik...
- Selçuk Bey'in Mezarı Cend Antik Kentinde Aranıyor: Hedef Epigrafik Kanıt
- Antik Mısır'da Bir Mezarda İlyada İzleri: Homeros'un Mirasıyla Yeni Bir Köprü
- Mısır'da Geç Roma Dönemine Tarihlenen Antik Yerleşim Alanı Keşfedildi
- Yozgat'ta Roma Dönemine Ait Lahit Ele Geçirildi: Antik Anadolu'da Ölü Gömme Gelenekleri
Kaynakça ve Dış Bağlantılar
Sık Sorulan Sorular
Çömlek (pithos) mezar nedir?
Pithos mezar, antik dönemde genellikle zeytinyağı, şarap veya tahıl gibi gıda maddelerini saklamak amacıyla üretilen büyük boyutlu pişmiş toprak küplerin, ölen kişilerin defnedilmesi amacıyla mezar olarak kullanılması yöntemidir.
Karabük'teki çömlek mezar hangi döneme aittir?
Yapılan ilk incelemeler ve tarihlendirme çalışmalarına göre bu mezar, günümüzden yaklaşık 1.750 yıl öncesine, yani Geç Roma Dönemi'ne (MS 3. yüzyıl) aittir.
Antik dönemde insanlar neden çömleklerin içine gömülüyordu?
Bu defin yöntemi hem ekonomik hem de kültürel nedenlere dayanmaktadır. Lahit veya anıtsal taş mezar yaptıramayan alt ve orta sınıftan aileler, hazır ve dayanıklı bir malzeme olan depolama küplerini tercih ediyordu. Ayrıca bazı kültürlerde bu yöntem, yeniden doğuş inancıyla (anne karnındaki pozisyon) ilişkilendirilmiştir.