Kültürel Miras Yönetiminde Yeni Dönem: Kapsayıcı ve Sürdürülebilir Koruma Rehberi
Rehberin tam konusu nedir?
TÜBA’nın 2026 yayın kaydındaki eser, “Principles for Promoting Access to Cultural Heritage for Individuals with Disabilities” başlığını taşıyor. ISBN 978-625-6110-72-4 ve DOI 10.53478/TUBA.978-625-6110-72-4.
TÜBA’nın 28 Nisan 2026 tarihli duyurusu rehberi, kültürel mirasa erişimde kapsayıcılığı artırmayı amaçlayan bilimsel ve uygulamaya dönük bir çalışma olarak tanımlıyor. Hedef, yalnızca rampa veya asansör gibi fiziksel düzenlemeler yapmak değil; ziyaretçinin bilgiye, mekâna ve deneyime farklı gereksinimlerle erişebilmesini sağlamak.
Erasmus+ iNCLUSION projesinin ürünü
Çalışma, TÜBA koordinasyonunda yürütülen ve Türkiye Ulusal Ajansı tarafından desteklenen Erasmus+ KA220-HED iNCLUSION projesi kapsamında geliştirildi. Proje yükseköğretim, müze/kültürel miras sektörü ve engellilik alanındaki kuruluşları bir araya getiriyor.
TÜBA’nın 2024 proje başlangıç duyurusuna göre ortaklar arasında Anadolu Üniversitesi, SOBE, SEALS Foundation, Artifactory ve Balkan Museum Network bulunuyor. Projenin amacı kültürel deneyimlerin özel gereksinimli bireyler için daha erişilebilir hâle getirilmesine yönelik eğitim, araç ve öneriler geliştirmek.
Erişilebilirlik neden bir “hak” meselesi olarak ele alınıyor?
TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker’in rehber önsözünde vurguladığı temel nokta, kültürel mirasa eşit erişimin yalnız teknik bir mimarlık sorunu olmadığıdır. Kültürel miras toplumların kimliği ve ortak hafızasıyla bağlantılıysa, ona erişebilmek de toplumsal katılımın parçasıdır.
Bu yaklaşım erişilebilirliği sonradan eklenen bir “özel hizmet” olmaktan çıkarıp, kültürel alanın tasarım ve yönetiminin başından itibaren düşünülmesi gereken bir ilke hâline getiriyor.
Fiziksel erişim yetmiyor: Duyusal, bilişsel ve iletişimsel erişim
TÜBA açıklamasında erişilebilirlik fiziksel, duyusal, bilişsel ve iletişimsel boyutları bulunan çok katmanlı bir süreç olarak tanımlanıyor.
Bu dört alanı aynı ziyaret deneyiminde birlikte düşünmek, “mekâna girebilmek” ile “mirası gerçekten deneyimleyebilmek” arasındaki farkı ortaya koyuyor.
Ziyaret öncesi, ziyaret sırası ve ziyaret sonrası
Rehberin editörleri erişilebilirliği yalnız ziyaretçinin kapıdan içeri girdiği ana indirgemiyor. TÜBA duyurusuna göre çalışma ziyaret öncesi, ziyaret sırası ve ziyaret sonrasını kapsayan bütüncül bir yaklaşım öneriyor.
- Ziyaret öncesi: erişilebilir web sitesi, ulaşım ve mekân bilgisi, önceden anlaşılabilir yönlendirme.
- Ziyaret sırasında: fiziksel dolaşım, alternatif anlatım, dokunsal/işitsel seçenekler, personel desteği ve dinlenme olanakları.
- Ziyaret sonrasında: dijital içeriklere yeniden erişim, öğrenme ve geri bildirim kanalları.
Rehber hangi engel ve gereksinim gruplarını ele alıyor?
TÜBA duyurusu kitapta işitme kaybı, görme kaybı, zihinsel yetersizlik, öğrenme güçlüğü, otizm spektrum bozukluğu ve fiziksel yetersizlik gibi farklı gereksinimlerin ayrı ayrı ele alındığını belirtiyor.
Bu önemli; çünkü “engelli ziyaretçi” tek tip bir kullanıcı profili değildir. Bir görme engelli ziyaretçinin dokunsal model ve betimlemeli sesli anlatı gereksinimi ile otizm spektrumundaki bir ziyaretçinin duyusal yoğunluk ve öngörülebilir rota gereksinimi aynı olmayabilir.
“Easy-to-read” ne anlama geliyor?
TÜBA rehberin “easy-to-read”, yani kolay okunur formatta hazırlandığını belirtiyor. Amaç akademik bilgiyi yalnız uzmanlara hitap eden ağır bir dille bırakmak yerine daha anlaşılır bir sunumla geniş kullanıcı grubuna ulaştırmak.
Kolay okunur dil; teknik içeriğin yok edilmesi değil, bilgi mimarisinin daha açık, kısa ve takip edilebilir hâle getirilmesidir. Bu yaklaşım özellikle bilişsel erişilebilirlik açısından önem taşıyor.
Müze ve ören yerleri için ne ifade ediyor?
Rehberin hedef kitlesi kültürel miras alanlarında çalışan yöneticiler ve uzmanlar, sivil toplum kuruluşları, üniversite öğrencileri, eğitimciler, politika yapıcılar ve özel gereksinimli bireylerle çalışan profesyonelleri kapsıyor.
Arkeolojik alanlar açısından bu yaklaşım; erişilebilir güzergâh, dokunsal replikalar, sesli betimleme, kolay okunur bilgi panoları, işaret dili, dijital ön bilgilendirme, dinlenme noktaları ve personel eğitimi gibi araçların tek tek değil, ziyaretçi deneyiminin tamamı içinde planlanmasını gerektiriyor.
Arkeolojik Miras Açısından Değerlendirme
Bu rehberin arkeoloji açısından asıl önemi, erişilebilirliği “sonradan eklenen rampa” seviyesinden çıkarıp mirasın yorumlanması ve paylaşılması meselesinin merkezine taşımasıdır.
Bir arkeolojik alan fiziksel olarak erişilebilir olabilir fakat anlatı yalnız küçük puntolu panolardan oluşuyorsa görme veya bilişsel farklılığı olan ziyaretçi için gerçek erişim sağlanmış olmayabilir. Tersine, dijital içerik çok gelişmiş olsa bile alandaki rota erişilebilir değilse deneyim yine parçalı kalır.
Dolayısıyla erişilebilir arkeoloji; koruma, mimari, müzecilik, dijital teknoloji, eğitim ve kullanıcı deneyiminin birlikte tasarlanmasını gerektirir. TÜBA’nın 2026 rehberinin güçlü tarafı tam olarak bu çok katmanlı erişim anlayışıdır.
Kaynakça ve Dış Bağlantılar
Sık Sorulan Sorular
TÜBA’nın 2026 rehberi ne hakkında?
Rehber, engelli bireylerin kültürel miras alanlarına erişimini artırmaya yönelik fiziksel, duyusal, bilişsel ve iletişimsel düzenlemeleri ele alıyor.
Rehber yalnız fiziksel erişilebilirliği mi kapsıyor?
Hayır. TÜBA açıklamasına göre erişilebilirlik; iletişim dili, dijital içerikler, rehberlik hizmetleri, duyusal ihtiyaçlar ve ziyaretin öncesi-sırası-sonrası dahil çok katmanlı bir süreç olarak ele alınıyor.
Hangi engel grupları ele alınıyor?
İşitme ve görme kaybı, zihinsel yetersizlik, öğrenme güçlüğü, otizm spektrum bozukluğu ve fiziksel yetersizlik gibi farklı gruplar için somut öneriler yer alıyor.
Rehber kimler için hazırlanmış?
Kültürel miras alanı yöneticileri ve uzmanları, sivil toplum kuruluşları, üniversite öğrencileri, politika yapıcılar, eğitimciler ve özel gereksinimli bireylerle çalışan profesyoneller için hazırlanmıştır.