Kaman'da Tarihî Buluşma: Türkiye, Japonya ve Çin Arkeolojide Güçlerini Birleştiriyor
Türkiye’nin Asya ülkeleriyle arkeoloji alanındaki iş birlikleri 2026’da iki farklı hatta dikkat çekici biçimde genişliyor. Kırşehir Kaman-Kalehöyük’te yaklaşık kırk yıldır devam eden Türkiye–Japonya arkeoloji ortaklığı, Şanlıurfa’daki Ayanlar Höyük ile Neolitik araştırmalara uzanırken; Çinli arkeologlar da Taş Tepeler Projesi kapsamındaki Yoğunburç’ta Çin’in Türkiye’deki ilk arkeolojik kazı projesini yürütüyor. Ancak bu üç alanı birbirinden ayırmak gerekiyor: Japon ve Çin ekipleri Kaman’da ortak bir kazı yürütmüyor; Ayanlar ve Yoğunburç, Taş Tepeler çatısı altındaki ayrı uluslararası iş birliklerini temsil ediyor.
Gerçekte Ne Oluyor?
2026’daki gelişmeleri doğru anlayabilmek için üç farklı arkeolojik alanı birbirinden ayırmak gerekiyor:
| Alan | İş birliği | 2026 durumu |
|---|---|---|
| Kaman-Kalehöyük Kırşehir |
Türkiye – Japonya | 39. kazı sezonu devam ediyor. |
| Ayanlar Höyük Şanlıurfa |
Türkiye – Japonya | Taş Tepeler kapsamında Japon araştırmacıların yer aldığı uzun soluklu proje. |
| Yoğunburç Şanlıurfa |
Türkiye – Çin | Çinli arkeologların Türkiye’deki ilk kazı projesi 2026’da başladı. |
Dolayısıyla gündemdeki gelişmenin özü, “Japonya ve Çin Kaman’da aynı kazıda birleşti” şeklinde değil; Türkiye’nin uzun süredir devam eden uluslararası arkeoloji iş birliklerinin farklı sahalarda Japon ve Çin kurumlarının katılımıyla genişlemesi şeklinde okunmalı.
Kaman-Kalehöyük: Yaklaşık Kırk Yıllık Türkiye–Japonya Arkeoloji Köprüsü
Türkiye ile Japonya arasındaki arkeoloji iş birliğinin en güçlü simgelerinden biri Kırşehir’in Kaman ilçesindeki Kaman-Kalehöyük.
Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü’nün güncel bilgilerine göre Kalehöyük’teki çalışmalar 1986’dan bu yana sürüyor. Araştırmaların kurumsallaşmasında Japonya Prensi Takahito Mikasa’nın desteği ve uzun yıllar kazıları yöneten merhum arkeolog Sachihiro Omura’nın çalışmaları belirleyici rol oynadı.
Bu tarihsel ortaklık yalnızca kazı faaliyetleriyle sınırlı kalmadı. Kaman’da Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü’nün araştırma, konservasyon ve eğitim altyapısı oluştu; Kalehöyük Arkeoloji Müzesi ve Mikasa Anı Bahçesi de iki ülke arasındaki kültürel ilişkinin görünür unsurları hâline geldi.
Kaman-Kalehöyük’te 2026 Kazıları Ne Durumda?
Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü’nün 2026 sezonuna ilişkin kendi açıklaması, Kaman’ın bugün de aktif bir araştırma sahası olduğunu gösteriyor.
Enstitünün duyurusuna göre 39. Kaman-Kalehöyük kazı sezonu 7 Temmuz 2026’da koruma çatısının kaldırılmasıyla başladı. Yaklaşık on günlük temizlik çalışmasının ardından 15 Temmuz’da esas kazı çalışmalarına geçildi.
2026 sezonunda güney alanda yaklaşık 3.500 yıl öncesine, Hitit İmparatorluk Çağı’na tarihlenen büyük bir yapı kompleksiyle ilişkili yollar ve kalın kül tabakaları araştırılıyor.
Aynı alanda yaklaşık 2.700 yıl öncesine ait Orta Demir Çağı kültür tabakalarının yeniden değerlendirilmesi de sürüyor. Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü, özellikle geyik ve eş merkezli daire motifli boyalı seramiklerle temsil edilen bu evre üzerinde yapılan çalışmaların kültür kronolojisinde önemli düzeltmeler gerektirebilecek sonuçlar verdiğini bildiriyor.
Dolayısıyla Kaman’daki 2026 bilimsel gündeminin merkezinde Çinli bir ekiple ortak çalışma değil; Kaman-Kalehöyük’ün kendi stratigrafisi ve Hitit ile Demir Çağı tabakalarının araştırılması bulunuyor.
Kaman’dan Şanlıurfa’ya Uzanan Japon Arkeoloji İş Birliği
Türkiye–Japonya ortaklığının yeni halkalarından biri ise Şanlıurfa’daki Ayanlar Höyük.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Taş Tepeler Projesi kapsamında Ayanlar’daki kazılar 19 Eylül 2025’te resmen başlatıldı. Açılış törenine Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Japonya Altes Prensesi Akiko Mikasa katıldı; ilk kazma Prenses Akiko tarafından vuruldu.
Ayanlar kazısının, Türkiye Cumhuriyeti’nin izniyle Chiba Teknoloji Enstitüsü ve Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü iş birliğinde yürütüldüğü hem Kültür ve Turizm Bakanlığı hem de Japonya’nın Türkiye Büyükelçiliği tarafından doğrulanıyor.
Bu durum Kaman’daki yaklaşık kırk yıllık arkeolojik ilişkinin yalnızca tarihsel bir hatıra olmadığını, yeni araştırma projelerine de zemin hazırladığını gösteriyor.
Ayanlar Höyük Neden Önemli?
Ayanlar, 2025’te bir anda keşfedilmiş yeni bir alan değil.
Arkeolog Bahattin Çelik’in 2017 yılında Documenta Praehistorica dergisinde yayımlanan çalışmasına göre Ayanlar Höyük, 2013 yılında gerçekleştirilen yüzey araştırmaları sırasında tespit edildi.
Araştırmada yerleşimin Şanlıurfa’nın yaklaşık 30 kilometre batısında bulunduğu, yaklaşık 14 hektarlık geniş bir alana yayıldığı ve yüzey buluntularının Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem’e işaret ettiği belirtildi.
Çelik, eldeki buluntular üzerinden Ayanlar’ın özellikle Erken ve Orta Çanak Çömleksiz Neolitik B evreleriyle ilişkilendirilebileceğini değerlendiriyordu.
2025’te başlayan sistematik kazılar bu nedenle yalnızca yeni buluntular elde etmeyi değil, yıllardır yüzey verileri üzerinden tartışılan büyük bir Neolitik yerleşimin kronolojisini, mimarisini ve çevresindeki diğer merkezlerle ilişkisini kontrollü kazı verileriyle test etmeyi mümkün kılacak.
Anadolu Neolitiği’nin neden yalnızca Göbeklitepe üzerinden okunamayacağına ilişkin daha geniş değerlendirmemiz için Anadolu’da Neolitik Çağ: Tarım Devriminden Önceki Büyük Zihinsel Sıçrama başlıklı Arkeoloji.Biz yazısına da bakabilirsiniz.
Yoğunburç: Çin’in Türkiye’deki İlk Arkeolojik Kazı Projesi
2026’daki asıl yeni gelişmelerden biri Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesindeki Yoğunburç yerleşiminde yaşanıyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Taş Tepeler Projesi kapsamındaki Yoğunburç kazıları, Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi ile Çin Devlet Kültürel Miras İdaresi Arkeolojik Araştırma Merkezi iş birliğinde yürütülüyor.
Kazı başkanlığını Çin Devlet Kültürel Miras İdaresi Arkeolojik Araştırma Merkezi’nden Prof. Dr. Gan Caichao üstleniyor.
Anadolu Ajansı’nın kazı başkanı Gan Caichao’ya dayandırdığı bilgiye göre çalışmalar 16 Temmuz 2026’da başladı ve ekipte 7’si Çinli olmak üzere toplam 22 kişi görev alıyor.
Gan Caichao, Yoğunburç’un Çinli arkeologların Türkiye’de kazı yürüttüğü ilk arkeolojik saha olduğunu belirtiyor.
Bu nedenle “Çinli arkeologlar Kaman’a katıldı” ifadesi doğru değil. Çinli ekibin 2026’daki ilk Türkiye kazısı Kırşehir’de değil, Şanlıurfa’daki Yoğunburç’ta.
Anadolu Ajansı’nın Cebrail Caymaz imzalı haberindeki saha fotoğraflarına buradan ulaşılabilir. Fotoğrafların yeniden kullanım hakları Anadolu Ajansı’na ait olduğundan Arkeoloji.Biz yazısına kopyalanmamıştır.
Yoğunburç’ta İlk Bulgular
2026 kazılarının henüz ilk sezonunda olması nedeniyle Yoğunburç hakkında kesin ve kapsamlı sonuçlar çıkarmak için erken.
Bununla birlikte Gan Caichao, ilk çalışmalarda boncuklar, çakmak taşı buluntuları ve yaban domuzu dişi gibi materyallerin ele geçtiğini açıkladı.
Kazı ekibi önce doğu-batı ve kuzey-güney doğrultularında açılan araştırma kanallarıyla yerleşimin yoğunluk gösteren bölümlerini belirlemeye çalıştı ve ardından merkezde çalışma alanları oluşturdu.
Bu buluntuların tek başlarına Yoğunburç’taki toplumsal yapı, ekonomi veya ritüeller hakkında kesin sonuçlar verdiğini söylemek mümkün değil. Alanın arkeolojik öneminin daha sağlıklı değerlendirilebilmesi için stratigrafi, mimari, tarihleme ve buluntu bağlamlarının ilerleyen sezonlarda birlikte incelenmesi gerekiyor.
Ayanlar ile Yoğunburç Aynı Kazı Projesi mi?
Hayır.
Her iki alan da Taş Tepeler Projesi kapsamında bulunuyor ve Şanlıurfa’nın Neolitik geçmişini araştırıyor. Ancak iki ayrı arkeolojik saha ve iki ayrı uluslararası iş birliği söz konusu:
- Ayanlar Höyük: Türkiye–Japonya ekseninde; Chiba Teknoloji Enstitüsü ve Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü’nün yer aldığı çalışma.
- Yoğunburç: Türkiye–Çin ekseninde; Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi ile Çin Devlet Kültürel Miras İdaresi Arkeolojik Araştırma Merkezi iş birliği.
Japon ve Çinli araştırmacıların Taş Tepeler’in geniş bilimsel ağı içerisinde aynı üst proje kapsamında bulunmaları, onların aynı kazı alanında ortak bir Japon–Çin ekibi oluşturduğu anlamına gelmiyor.
Taş Tepeler Neden Bu Kadar Uluslararası?
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın verilerine göre Taş Tepeler, Göbeklitepe ve Karahantepe başta olmak üzere bugün 12 arkeolojik araştırma alanını kapsayan geniş bir bilimsel ağ.
Bakanlığın 2025 verilerinde projede 15’i Türkiye’den, 21’i yurt dışından toplam 36 akademik kurum ile 219 bilim insanı ve öğrencinin görev aldığı belirtiliyor.
Anadolu Ajansı’na açıklama yapan Taş Tepeler Projesi Koordinatörü Prof. Dr. Necmi Karul da Japon ve Çinli araştırmacıların Ayanlar ve Yoğunburç’a katılımını projenin uluslararası niteliğinin güçlenmesinin bir parçası olarak değerlendiriyor.
Dolayısıyla Türkiye–Japonya ve Türkiye–Çin iş birliklerini birbirinden bağımsız tekil olaylardan çok, Taş Tepeler’in giderek genişleyen uluslararası araştırma ağı içinde değerlendirmek daha doğru.
Bu geniş Neolitik araştırma ağının başka bir önemli ayağı olan Sayburç için Sayburç Kazıları ve Neolitik Dönem Anlatı Sanatı başlıklı Arkeoloji.Biz incelemesine göz atabilirsiniz.
Japonların Taş Tepeler’deki İlk Çalışması Ayanlar mı?
Hayır.
Ayanlar, Türkiye–Japonya arkeolojik iş birliğinin Taş Tepeler’deki yeni ve görünür halkalarından biri olsa da Japon araştırmacılar bölgede daha önce de çalışıyordu.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 45. Kazı Sonuçları Toplantısı yayınında, Harbetsuvan Tepesi’nde Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi, Chiba Teknoloji Enstitüsü ve Tokyo Üniversitesi ortak projesiyle kazıların 2022’den itibaren yeniden yürütüldüğü belirtiliyor.
Bu nedenle Ayanlar’ı “Japonların Taş Tepeler’e ilk gelişi” olarak değil, Kaman’dan Harbetsuvan’a ve Ayanlar’a uzanan daha uzun bir bilimsel ilişkinin yeni aşaması olarak değerlendirmek gerekiyor.
Bilimsel Diplomasi mi?
Arkeolojik iş birliklerinin yalnız siyasi veya diplomatik semboller olarak görülmesi de eksik olur. Asıl değer, farklı araştırma geleneklerinin uzun vadeli saha projelerinde ortak veri üretmesi, uzman yetiştirmesi, konservasyon yöntemlerini paylaşması ve araştırma altyapısı oluşturmasıdır.
Kaman örneğinin önemi de tam burada ortaya çıkıyor.
Yaklaşık kırk yıla yayılan çalışma, kısa süreli bir yabancı kazı heyeti ziyaretinden çok daha fazlasına dönüşmüş; araştırma enstitüsü, koruma laboratuvarları, eğitim programları, müze ve akademik yayınlarla kurumsal bir yapı oluşturmuş durumda.
Ayanlar ve Yoğunburç için ise aynı uzun vadeli sonucu şimdiden ilan etmek doğru olmaz. Her iki proje de henüz yeni aşamalarında. Bu iş birliklerinin gerçek bilimsel etkisi, yıllar içinde üretilecek stratigrafik veriler, tarihleme sonuçları, yayınlar, konservasyon uygulamaları ve yetiştirilecek araştırmacılar üzerinden değerlendirilebilecek.
Neyi Biliyoruz?
- Kaman-Kalehöyük’te Türkiye–Japonya arkeoloji iş birliği 1986’dan beri devam ediyor.
- 2026’da Kaman-Kalehöyük’ün 39. kazı sezonu yürütülüyor.
- Ayanlar Höyük kazıları 19 Eylül 2025’te Türkiye–Japonya iş birliği kapsamında resmen başlatıldı.
- Ayanlar çalışmaları Chiba Teknoloji Enstitüsü ve Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü’nün katılımıyla yürütülüyor.
- Ayanlar 2013’te yüzey araştırmaları sırasında tespit edilmiş büyük bir Çanak Çömleksiz Neolitik yerleşimdir.
- Yoğunburç kazıları 16 Temmuz 2026’da başladı.
- Yoğunburç, Çinli arkeologların Türkiye’de yürüttüğü ilk kazı projesidir.
- Yoğunburç çalışmaları Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi ile Çin Devlet Kültürel Miras İdaresi Arkeolojik Araştırma Merkezi iş birliğinde sürdürülüyor.
- Ayanlar ve Yoğunburç Taş Tepeler Projesi kapsamındadır ancak ayrı kazı alanlarıdır.
Neyi Bilmiyoruz veya Söyleyemeyiz?
- Japon ve Çinli arkeologların Kaman’da ortak bir kazı yürüttüğüne ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.
- Türkiye, Japonya ve Çin arasında Kaman merkezli üçlü bir arkeoloji konsorsiyumu kurulduğunu gösteren resmî bir açıklama bulunmuyor.
- Çinli araştırmacıların Kaman-Kalehöyük veya Büklükale’de 2026’da kazıya katıldığını doğrulayan birincil kaynak bulunmuyor.
- Ayanlar ve Yoğunburç kazılarının henüz erken döneminde olduğumuz için bu projelerin hangi büyük bilimsel sonuçlara ulaşacağını bilmiyoruz.
- Yoğunburç’taki ilk küçük buluntular üzerinden yerleşimin toplumsal veya ritüel yapısı hakkında kesin sonuç çıkarılamaz.
Arkeolojik Değerlendirme
Bu gelişmenin arkeolojik açıdan en dikkat çekici tarafı, üç ülkenin aynı kazma çukurunda buluşması değil; Türkiye’nin farklı coğrafyalarda ve farklı dönemlerde kurduğu uluslararası araştırma ilişkilerinin giderek daha kurumsal bir yapıya dönüşmesi.
Kaman-Kalehöyük bu açıdan önemli bir model sunuyor. Yaklaşık kırk yıl boyunca devam eden çalışma, uluslararası bir arkeoloji projesinin yalnızca kazı sezonlarından ibaret olmadığını; konservasyon, laboratuvar, müze, eğitim, uzman yetiştirme ve yayın faaliyetleriyle kalıcı bir bilimsel altyapıya dönüşebileceğini gösteriyor.
Ayanlar, bu Türkiye–Japonya geleneğinin Neolitik araştırmalar alanındaki yeni halkalarından biri.
Yoğunburç ise farklı bir açıdan tarihsel öneme sahip: Çinli arkeologların Türkiye’de yürüttüğü ilk kazı olması, Türkiye–Çin bilimsel ilişkilerinde yeni bir aşamanın başladığını gösteriyor.
Ancak arkeolojik değerlendirmede diplomatik sembolizm ile bilimsel sonuçları birbirine karıştırmamak gerekiyor. Bir kazının başarısı kaç ülkenin bayrağının sahada bulunduğuyla değil; araştırma sorularının niteliği, kazı ve belgeleme standartları, buluntuların korunması, verilerin açık biçimde yayımlanması ve uzun vadeli bilimsel üretimle ölçülür.
Bu açıdan bakıldığında Ayanlar ve Yoğunburç için asıl önemli dönem şimdi başlıyor.
Göbeklitepe ve Taş Tepeler’in insanlık tarihindeki konumunu daha geniş bağlamda değerlendirdiğimiz Göbeklitepe: Dünyanın En Eski Tapınağı ve Tarihin Sıfır Noktası başlıklı Arkeoloji.Biz dosyasına da göz atabilirsiniz.
Arkeoloji.Biz’de İlgili Yazılar
- Anadolu’da Neolitik Çağ: Tarım Devriminden Önceki Büyük Zihinsel Sıçrama
- Sayburç Kazıları ve Neolitik Dönem Anlatı Sanatı
- Göbeklitepe: Dünyanın En Eski Tapınağı ve Tarihin Sıfır Noktası
- Türkiye’de Dünya Tarihini Değiştiren Arkeolojik Buluntular
Kaynakça ve Dış Bağlantılar
- T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği, “Tarihin Kalbinde Yeni Bir Kazı Başlıyor: Ayanlar Höyük” , 19 Eylül 2025.
- Japonya’nın Türkiye Büyükelçiliği, Altes Prenses Akiko Mikasa’nın Şanlıurfa Ziyareti , 2 Ekim 2025.
- Chiba Institute of Technology, Her Imperial Highness Princess Akiko of Mikasa Attends the Commemorative Ceremony for the Launch of a New Excavation Project , 24 Ekim 2025.
- Japanese Institute of Anatolian Archaeology, 39th Kaman-Kalehöyük Excavation, 2026 Season .
- Japanese Institute of Anatolian Archaeology, Archaeological Conservation Student Internship in Turkey – 2026 Season .
- Anadolu Ajansı, Yasemin Kalyoncuoğlu, Japonlar Ayanlar’da, Çinliler Yoğunburç Kazısında Neolitik Çağın İzini Sürecek , 30 Nisan 2026.
- Anadolu Ajansı, Cebrail Caymaz, Çin’in Türkiye’deki İlk Kazı Projesi Şanlıurfa’daki Yoğunburç’ta Yürütülüyor , 16 Ağustos 2026.
- Anadolu Ajansı, Cebrail Caymaz, Çinli Arkeologlar Yoğunburç Kazısıyla Türkiye’de Neolitik Çağın İzini Sürüyor , 9 Ağustos 2026.
- Çelik, Bahattin, “A New Pre-Pottery Neolithic Site in Southeastern Turkey: Ayanlar Höyük (Gre Hut)” , Documenta Praehistorica 44, 2017, s. 360–367. DOI: 10.4312/dp.44.22.
- T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Taş Tepeler Projesi ve Uluslararası İş Birlikleri .
- Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, 45. Kazı Sonuçları Toplantısı, Cilt 3 – Harbetsuvan Tepesi 2024 Yılı Kazı Çalışmaları .
Sık Sorulan Sorular
Japon ve Çinli arkeologlar Kaman’da birlikte kazı mı yapıyor?
Hayır. 2026 itibarıyla bunu doğrulayan resmî veya bilimsel bir kaynak bulunmuyor. Kaman-Kalehöyük’te Türkiye–Japonya iş birliği devam ederken, Çinli arkeologların Türkiye’deki ilk kazı projesi Şanlıurfa’daki Yoğunburç’ta yürütülüyor.
Kaman-Kalehöyük kazıları 2026’da devam ediyor mu?
Evet. Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü’nün kendi açıklamasına göre 39. Kaman-Kalehöyük kazı sezonu Temmuz 2026’da başladı. Çalışmalar Hitit İmparatorluk Çağı ve Orta Demir Çağı tabakalarına odaklanıyor.
Ayanlar Höyük kazısını kim yürütüyor?
Ayanlar kazısı Türkiye’nin izniyle Taş Tepeler Projesi kapsamında yürütülüyor. Japonya tarafında Chiba Teknoloji Enstitüsü ve Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü projede yer alıyor.
Ayanlar Höyük ne zaman keşfedildi?
Ayanlar Höyük 2013 yılında gerçekleştirilen yüzey araştırmalarında tespit edildi. Bahattin Çelik’in 2017 tarihli akademik çalışması, yaklaşık 14 hektarlık alanı kaplayan yerleşimi Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem ile ilişkilendiriyor.
Yoğunburç neden önemli?
Yoğunburç, Çinli arkeologların Türkiye’de yürüttüğü ilk arkeolojik kazı projesi olması nedeniyle hem bilimsel hem de uluslararası iş birliği açısından önem taşıyor. Kazı 16 Temmuz 2026’da başladı.
Yoğunburç kazısını kim yönetiyor?
Kazı başkanlığını Çin Devlet Kültürel Miras İdaresi Arkeolojik Araştırma Merkezi’nden Prof. Dr. Gan Caichao yürütüyor. Çalışmalar Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi ile Çinli kurumun iş birliğinde sürdürülüyor.
Ayanlar ve Yoğunburç aynı proje mi?
Her ikisi de Taş Tepeler Projesi kapsamındadır ancak farklı arkeolojik alanlar ve farklı uluslararası iş birlikleridir. Ayanlar’da Japon kurumları, Yoğunburç’ta ise Çinli araştırmacılar yer alıyor.
Taş Tepeler Projesi kaç arkeolojik alanı kapsıyor?
Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Anadolu Ajansı’nın güncel açıklamalarında Taş Tepeler Projesi Göbeklitepe, Karahantepe, Ayanlar, Yoğunburç ve diğer merkezlerle birlikte 12 Neolitik araştırma alanını kapsayan geniş bir bilimsel ağ olarak tanımlanıyor.