Özel Mülkiyetteki Antik Kentler İçin Kamulaştırma Adımı: Trampa Yöntemi ve Kültürel Mirasın Korunması
Özel Mülkiyetteki Antik Kentler İçin Kamulaştırma Adımı: Trampa Yöntemi ve Kültürel Mirasın Korunması
Giriş
Türkiye sınırları içerisinde yer alan bazı arkeolojik sit alanları, Osmanlı döneminden kalan tapu kayıtları veya erken Cumhuriyet dönemindeki kadastro çalışmaları nedeniyle şahıs mülkiyetinde kalabilmektedir. Bu durumun en somut örneklerinden biri olan Muğla'nın Milas ilçesi, Boğaziçi Mahallesi sınırlarında konumlanan Bargylia Antik Kenti, uzun yıllardır sahipleri tarafından aracı kurumlar vasıtasıyla satışa çıkarılmasıyla kamuoyunun gündemindeydi. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında önemli bir adım atarak, birinci derece arkeolojik sit alanı statüsündeki bu antik kenti trampa (hazine taşınmazları ile takas) programına dahil etti.
Tarihsel ve Arkeolojik Bağlam
Bargylia, antik Karia bölgesinin önemli liman kentlerinden biridir. Mitolojik anlatılarda Bellerophontes'in kanatlı atı Pegasos tarafından öldürülen arkadaşı Bargylos'un anısına kurulduğu rivayet edilen kent, Helenistik ve Roma dönemlerinde aktif bir yerleşim yeri olmuştur. Günümüze ulaşan kalıntılar arasında sur duvarları, tapınak podyumu, tiyatro, stoa, odeon ve nekropol alanları bulunmaktadır. Kentin liman ağzında yer alması, antik dönemde hem ticari hem de askeri açıdan stratejik bir rol oynamasını sağlamıştır.
Ancak kentin birinci derece arkeolojik sit alanı ilan edilmesine rağmen özel mülkiyete tabi olması, burada sistematik arkeolojik kazıların ve restorasyon çalışmalarının başlatılmasını engellemekteydi. Türkiye'deki mevcut mevzuata göre, sit alanlarında yapılaşma yasak olsa da arazinin mülkiyet hakkı şahıslara ait kalabilmektedir. Bu durum, koruma-kullanma dengesini bozmakta ve tarihi kalıntıların kaçak kazı tehditlerine karşı savunmasız kalmasına yol açmaktadır.
Uzman Değerlendirmesi
Arkeolojik Miras Yönetimi Açısından Trampa Kararı:
Özel mülkiyetteki antik kentlerin ticari bir meta gibi emlak piyasasında yer alması, kültürel mirasın evrenselliği ilkesine aykırıdır. Bargylia'nın trampa programına alınması, devletin doğrudan nakit çıkışı yapmadan, eş değer hazine arazilerini mülkiyet sahiplerine önererek bu alanı kamulaştırmasını sağlayacaktır. Bu yöntem, bütçe kısıtlamalarının olduğu dönemlerde arkeolojik alanların kurtarılması için en rasyonel hukuki araçtır. Kamulaştırma sürecinin tamamlanmasının ardından, alanın Kültür ve Turizm Bakanlığına tahsisi yapılarak bilimsel kazı heyetlerinin kurulması ve kentin açık hava müzesi statüsüne kavuşturulması mümkün olacaktır.
İlgili Yazılar
- ANITLARI KORUMA YOLLARI
- Arkeolojik Kültürel Değerlerin Korunması Seminerleri
- Kibyra Antik Kenti'nin Kültürel Mirası: Kazıların Ötesinde Yaşayan Bir Değer
- Kaunos Antik Kenti'nde Kültürel Mirasın Yankıları: Bir Değerlendirme
- Yerel Yönetimlerin Kültürel Miras Katkısı: Aydın'daki Antik Kent Kazılarına Belediye De...
Kaynakça ve Dış Bağlantılar
Sık Sorulan Sorular
Arkeolojide trampa yöntemi nedir?
Trampa, sit alanı sınırları içerisinde kalan şahıslara ait taşınmazların, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda, hazineye ait başka taşınmazlarla takas edilmesi işlemidir.
Bargylia Antik Kenti nerede yer almaktadır?
Bargylia, Muğla ilinin Milas ilçesine bağlı Boğaziçi Mahallesi sınırları içerisinde, Güllük Körfezi yakınlarında konumlanmaktadır.
Özel mülkiyetteki sit alanlarında kazı yapılabilir mi?
Hayır, mülkiyet hakkı şahıslarda olsa dahi, birinci derece arkeolojik sit alanlarında Kültür ve Turizm Bakanlığının izni ve bilimsel heyetlerin denetimi olmadan hiçbir kazı, sondaj veya fiziki müdahale gerçekleştirilemez.