Pompeii'de Roma Dönemi Tıbbına Dair Yeni Kanıtlar: Hekimin Kalıntıları ve Cerrahi Aletler Bulundu
Pompeii’de yeni bir insan iskeleti ya da yeni bir cerrahi çanta bulunmadı. Asıl keşif daha ilginç: 1961’de Vezüv felaketinden kaçarken ölen bir erkeğin alçı kalıbında yıllardır saklı duran küçük bir kutu, modern radyografi ve bilgisayarlı tomografiyle yeniden incelendi. Kutudaki taş levha ve küçük metal aletler, 46 numaralı kurbanın Roma döneminde tıp pratiğiyle ilişkili bir “medicus” olabileceğini güçlü biçimde düşündürüyor.
![]() |
| Pompeii’de 1961’de bulunan 46 numaralı kurbanın 2016 restorasyonu ve 2026 BT incelemesiyle yeniden yorumlanmasını gösteren Arkeoloji.Biz infografiği |
Keşif 2026’da Değil, 1961’de Başladı
Önce önemli bir yanlış anlamayı düzeltelim.
Bu araştırmanın merkezindeki kurban, Pompeii’nin Regio IX bölgesindeki yeni kazılarda bulunmadı.
Hikâye, kentin güneydoğusunda yer alan Orto dei Fuggiaschi yani “Kaçaklar Bahçesi”nde 1961 yılında yapılan kazılara uzanıyor.
Amedeo Maiuri yönetimindeki çalışmalar sırasında burada Vezüv’ün MS 79’daki patlamasından kaçmaya çalışan bir grup insanın kalıntıları ortaya çıkarılmıştı.
Yeni araştırmanın odağındaki kişi, arkeolojik kayıtlarda 46 numaralı kurban olarak tanımlanan yetişkin bir erkek.
Erkek sağ tarafına doğru büzülmüş halde bulunmuştu. Hemen yanında ise yüzüstü yatan 47 numaralı kadın kurban bulunuyordu.
Peki 2026’daki Yenilik Ne?
Aslında ilk önemli ipucu 2026’dan da önce ortaya çıktı.
46 numaralı kalıbın restorasyonu sırasında, 7 Eylül 2016’da karın bölgesine yakın noktada küçük bir kutu ile kumaş bir kese fark edildi.
Kese içerisinde üç bronz ve dört gümüş sikke bulunuyordu.
Ancak asıl gizem küçük dikdörtgen kutuydu.
Kutu yaklaşık 12,5 × 5,2 × 2,6 santimetre ölçülerindeydi. Ana gövdesi ahşap, deri veya mantar gibi organik bir malzemeden yapılmış olmalıydı; kenarlarında ise ince bronz levhalar bulunuyordu.
Organik bölümün büyük kısmı zaman içerisinde yok olmuştu.
Kutunun İçindeki Taş Neden Önemli?
Kutunun içinde araştırmacıların coticula olarak tanımladığı küçük bir taş levha bulunuyordu.
Bu tip levhalar antik dünyada toz halindeki maddeleri ezmek, karıştırmak veya hazırlamak amacıyla kullanılabiliyordu.
Kozmetik uygulamalarla ilişkili örnekleri bulunduğu gibi, tıbbi setlerin içerisinde bulunan örnekleri de biliniyor.
Dolayısıyla tek başına coticula görmek “bu kişinin kesinlikle hekim olduğunu” söylemek için yeterli değil.
Ancak kutunun diğer parçalarıyla birlikte değerlendirildiğinde tablo değişmeye başlıyor.
BT Taraması Alçının İçini Görmemizi Sağladı
28 Mart 2026’da kutu, Pompeii’deki Casa di Cura Maria Rosaria’da radyografi ve bilgisayarlı tomografiyle incelendi.
Amaç kutuyu açmak değildi.
Tam tersine, içerisinde ne olduğunu esere fiziksel müdahalede bulunmadan görmekti.
Tomografi sayesinde alçı ve organik kalıntıların içerisinde gizlenen farklı yoğunluktaki malzemeler sanal olarak birbirinden ayrılabildi.
Analiz, kutunun içerisinde yaklaşık altı ayrı küçük nesne bulunduğunu gösterdi.
Bunların en uzunları yaklaşık 2 santimetre ölçüsündeydi.
Araştırmacılar şekil ve yoğunluklarının küçük metal alet veya kaplarla uyumlu olduğunu belirtiyor.
![]() |
| Pompeii’de 46 numaralı kurbanın yanında bulunan kutunun BT taramasında görülen coticula, küçük metal nesneler ve sikke kesesini gösteren Arkeoloji.Biz infografiği |
Bunlar Cerrahi Aletler mi?
Burada kesinlik derecesini doğru vermek önemli.
Araştırmacılar kutudan görülebilen bazı küçük bronz parçaların bisturi bıçakları olabileceğini tartışıyor.
Ancak bilimsel yayında bunların kesin olarak “neşter, forseps, sonda ve benzeri” biçiminde tek tek tanımlandığı söylenmiyor.
Bu nedenle buluntuyu “içinden bütün bir Roma ameliyat seti çıktı” şeklinde anlatmak doğru olmaz.
Peki Araştırmacılar Neden “Hekim” Diyor?
Çünkü tek kanıt küçük metal parçalar değil.
Coticula, kutunun biçimi, içerisindeki küçük aletler ve benzer Roma dönemi tıp setleri birlikte değerlendiriliyor.
Pompeii ve Herculaneum’da daha önce bulunan tıp setlerinde coticula ile birlikte bisturi, pens, iğne ve sondaların yer aldığı biliniyor.
Pompeii Arkeoloji Parkı’nın teknik raporu da bütün bu bulguların, 46 numaralı kişinin tıbbi uygulamalarla ilişkili bir medicus olduğu hipotezini güçlü biçimde desteklediğini belirtiyor.
Ancak elimizde bu kişinin adını veya mesleğini yazılı biçimde belirten bir belge yok.
Dolayısıyla en bilimsel ifade:
“Buluntular kişinin hekim olması olasılığını güçlü biçimde destekliyor.”
olacaktır.
Kaçarken Parasını da Yanına Almıştı
Küçük kutunun yanında kumaş bir kesenin izleri de tespit edildi.
Kese içerisinde dört gümüş ve üç bronz sikke bulunuyordu.
Sikkeler oksitlenmiş ve birbirine yapışmış durumda olduğu için tamamının ayrıntılı tanımı yapılamadı.
Araştırmacılar en az bir örneğin Flaviuslar dönemine ait bir sestertiusla uyumlu olabileceğini belirtiyor.
Bu ayrıntı bizi MS 79’daki felaketin insani tarafına götürüyor.
46 numaralı kişi kaçarken yalnızca parasını değil, muhtemelen mesleğiyle ilişkili küçük aletlerini de beraberinde götürmüştü.
Pompeii Arkeoloji Parkı Müdürü Gabriel Zuchtriegel’in yorumu da bu noktaya dikkat çekiyor: Eğer kişi gerçekten hekimse, yanında taşıdığı aletler başka bir yerde hayatına ve mesleğine devam edebilmesinin araçlarıydı.
Roma Döneminde Bir Hekimin Çantasında Neler Bulunabilirdi?
Roma dünyasındaki tıp uygulamaları büyük ölçüde Yunan ve Helenistik tıp geleneğinin birikiminden yararlanıyordu.
Arkeolojik buluntulardan hekimlerin bisturi, pens, iğne, sonda, spatula ve farklı işlevlere sahip küçük metal araçlar kullandığını biliyoruz.
Ancak bütün bu aletlerin 46 numaralı Pompeii kurbanının kutusunda bulunduğunu söylemek doğru değil.
Burada karşılaştırmalı arkeoloji devreye giriyor.
Araştırmacılar yeni kutuyu Pompeii, Herculaneum ve Roma dünyasının başka bölgelerindeki bilinen tıbbi setlerle karşılaştırarak işlevini anlamaya çalışıyor.
BUGÜNE DOKUNUYOR MU?
Evet; özellikle modern tıp ile arkeoloji teknolojisinin kesiştiği noktada.
Bilgisayarlı tomografi normalde yaşayan insanların veya hastaların vücudunun içini görüntülemek için kullanılan bir yöntem.
Pompeii’de ise aynı teknoloji yaklaşık iki bin yıl önce ölmüş bir insanın yanında bulunan küçük bir kutunun içini açmadan incelemek için kullanıldı.
Bu çalışma bize önemli bir şeyi hatırlatıyor:
Arkeolojik bir eser kazıdan çıkarıldığı gün bütün bilgisini vermiş olmaz.
Yeni görüntüleme, kimyasal analiz ve sayısal modelleme teknikleri geliştikçe onlarca yıl önce bulunmuş eserlerden yeni bilgiler elde edilebilir.
1961 → 2016 → 2026: Bir Keşfin Üç Aşaması
1961: Orto dei Fuggiaschi’de kurbanlar kazıldı ve alçı kalıpları oluşturuldu.
2016: 46 numaralı kalıbın restorasyonu sırasında küçük kutu ve sikke kesesi ayrıntılı biçimde fark edildi.
2026: Radyografi ve bilgisayarlı tomografi kutunun içerisinde dışarıdan görülemeyen nesneleri ortaya çıkardı.
Dolayısıyla haberin gerçek yeniliği “Pompeii’de yeni bir hekim cesedi bulundu” değil, 65 yıl önce bulunan bir kurbanın mesleğine ilişkin yeni kanıtların teknolojiyle ortaya çıkarılmasıdır.
Neyi Biliyoruz?
- 46 numaralı kişi erkekti.
- 1961’de Orto dei Fuggiaschi’de bulundu.
- Yanında küçük organik bir kutu ve sikke kesesi vardı.
- Kutunun içinde bir coticula bulunuyor.
- BT taraması kutu içerisinde yaklaşık altı küçük nesne gösterdi.
- Bazı parçalar olası tıbbi aletlerle uyumlu.
- Kese içerisinde dört gümüş ve üç bronz sikke bulundu.
- Buluntu grubu kişinin tıbbi uygulamalarla ilişkili olabileceği yorumunu güçlü biçimde destekliyor.
Neyi Bilmiyoruz?
- Kişinin adını bilmiyoruz.
- Mesleğini belirten bir yazıt veya belge bulunmadı.
- Kutudaki küçük metal nesnelerin tamamının kesin işlevini bilmiyoruz.
- Kişinin hangi tür tıbbi uygulamalarda uzmanlaştığını bilmiyoruz.
- Kutudaki malzemelerin tümünün tıp amacıyla mı yoksa bir bölümünün kozmetik amaçla mı kullanıldığını kesin olarak bilmiyoruz.
Arkeolojik Değerlendirme
Pompeii’deki 46 numaralı kurbanın önemi yalnızca “bir Roma hekimi bulundu” başlığından ibaret değil.
Bu araştırma, arkeolojinin kazıdan sonra da devam ettiğini gösteriyor.
1961’de bulunan kalıp, 2016’da restorasyon sayesinde yeniden okunmaya başladı. 2026’daki BT ve radyografi ise fiziksel olarak açılması riskli olan kutunun içini görünür hale getirdi.
Bu açıdan araştırmanın asıl değeri yalnız antik tıp tarihine değil, arkeolojik koleksiyonların yeniden incelenmesine ilişkin.
Müze depolarındaki ve eski kazılardan gelen binlerce eser, günümüz teknolojileriyle yeniden araştırıldığında henüz cevaplanmamış sorular barındırabilir.
Üstelik Pompeii örneğinde teknolojinin yaptığı şey eserin yerine geçmek değil; bağlam, eski kazı kayıtları, restorasyon belgeleri ve karşılaştırmalı arkeolojiyle birlikte yeni bir yorum üretmek.
46 numaralı kurbanın hekim olduğuna ilişkin yorum bu nedenle güçlüdür; fakat bilimsel olarak yine de bir yorum ve olasılık derecesi taşır.
Belki de çalışmanın en güzel tarafı tam burada:
Pompeii’de 65 yıldır bildiğimiz bir kurban, teknoloji sayesinde ilk kez olası mesleğiyle karşımıza çıkıyor.
Arkeoloji.Biz’de İlgili Yazılar
Roma dünyasında ilaçların yalnız antik metinlerden değil, doğrudan arkeolojik kalıntılardan nasıl araştırılabildiğini Romalılar Bunu Gerçekten İlaç Olarak Kullanmış: 1.900 Yıllık Şişenin İçinden Ne Çıktı? başlıklı yazımızda incelemiştik.
BT, 3B modelleme ve diğer yeni teknolojilerin eski kazıları nasıl yeniden konuşturabildiğine ilişkin daha geniş değerlendirmeyi ise İtalya’daki Antik Kent Kazılarında Dijital Arkeoloji: Pompeii’den Reggio Calabria’ya yazımızda okuyabilirsiniz.
Kaynaklar
Parco Archeologico di Pompei. Gabriel Zuchtriegel, Alessandro Russo, Valeria Amoretti, Luca Empireo ve Francesco Cirillo, “Un medico nell’Orto dei Fuggiaschi a Pompei. Esami radiografici e ricostruzione archeologica”, e-Journal degli Scavi di Pompei, 15 Mayıs 2026. Haberimizin temel birincil ve bilimsel kaynağıdır.
Parco Archeologico di Pompei. Orto dei Fuggiaschi ve Pompeii kurban kalıplarına ilişkin resmî alan bilgileri.
Wikimedia Commons. Orto dei Fuggiaschi görseli: Miguel Hermoso Cuesta, CC BY-SA 4.0.
Wikimedia Commons. Efes Arkeoloji Müzesi Roma dönemi tıp aletleri: Zde, CC BY-SA 4.0.
Sık Sorulan Sorular
Pompeii’de 2026’da yeni bir hekim iskeleti mi bulundu?
Hayır. Araştırmanın merkezindeki 46 numaralı kurban 1961’de Orto dei Fuggiaschi’de bulundu. 2026’daki yenilik, yanında bulunan küçük kutunun radyografi ve bilgisayarlı tomografiyle ayrıntılı biçimde incelenmesidir.
Buluntu Pompeii’nin Regio IX bölgesinden mi?
Hayır. Orto dei Fuggiaschi Pompeii’nin Regio I bölgesindedir. Mevcut yazının önceki sürümündeki Regio IX bilgisi hatalıydı.
Kişinin hekim olduğu kesin mi?
Kesin bir yazılı kimlik bulunmuyor. Ancak coticula, küçük metal aletler, kutunun yapısı ve bilinen Roma tıp setleriyle yapılan karşılaştırmalar kişinin medicus, yani tıp pratiğiyle ilişkili bir kişi olması hipotezini güçlü biçimde destekliyor.
Kutunun içinde hangi aletler bulundu?
BT taraması yaklaşık altı küçük nesne ortaya çıkardı. Bazı bronz parçaların bisturi bıçakları olabileceği düşünülüyor ancak nesnelerin tamamının işlevi kesin olarak belirlenmiş değil.
Coticula nedir?
Coticula, toz veya başka maddeleri ezmek ve karıştırmak için kullanılan küçük bir taş levhadır. Hem kozmetik hem tıbbi bağlamlarda örnekleri bilinmektedir.
Bilgisayarlı tomografi arkeolojide neden kullanılıyor?
BT, eser veya alçı kalıbı fiziksel olarak açmadan içerisindeki farklı yoğunluktaki malzemeleri görüntülemeyi sağlar. Bu nedenle hassas arkeolojik buluntuların tahribatsız incelenmesinde önemli bir yöntemdir.

