Marmaris Sahillerinde Balıkçı Ağına Takılan 2 Bin Yıllık Bronz Heykel ve Akdeniz Sualtı Arkeolojisi

Muğla’nın Marmaris ilçesinde 2020 yılında balıkçıların ağına takılan başı ve kolları eksik bronz kadın heykeli, ilk bulunduğu gün “gizemli bir deniz buluntusu” olarak kamuoyuna yansıdı. Ancak eserin asıl hikâyesi denizden çıkarıldığı anda bitmedi; aksine yaklaşık beş yıl süren belgeleme, tuzdan arındırma, konservasyon ve bilimsel inceleme süreciyle devam etti. Bugün “Denizden Gelen Kadın” adıyla Marmaris Müzesi’nde sergilenen eser, bir tesadüf buluntusunun nasıl kültürel mirasa dönüştürüldüğünü gösteren önemli bir örnek.

Düzeltme Notu: Bu yazının önceki sürümünde buluntu 2026’da gerçekleşmiş yeni bir keşif gibi sunulmuş, eserin Helenistik döneme ait olduğu kesinleştirilmiş ve henüz keşfedilmemiş bir gemi batığının kargosu olabileceği doğrulanmış bilgi gibi aktarılmıştı. Resmî ve bilimsel kaynakların yeniden incelenmesi sonucunda haber tamamen güncellenmiştir. Eser 2020’de bulunmuş, konservasyonu 2025 öncesinde tamamlanmış ve 4 Temmuz 2025’te Marmaris Müzesi’nde ilk kez sergilenmiştir. Mevcut kaynaklar eserin belirli bir gemi batığıyla ilişkili olduğunu kanıtlamamaktadır.
Marmaris Müzesi Denizden Gelen Kadın bronz kadın heykeli
“Denizden Gelen Kadın” adıyla sergilenen bronz kadın heykeli Marmaris Müzesi’ndeki sergi salonunda. Görsel: Marmaris Ticaret Odası. Kurumsal kaynak görselidir;

17 Kasım 2020: Balıkçı Ağına Takılan Heykel

Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Anadolu Ajansı’nın kayıtlarına göre olay 17 Kasım 2020 tarihinde Hisarönü Körfezi’nde gerçekleşti.

“Azimler” adlı trol teknesiyle avlanan balıkçıların ağına başı ve kolları eksik, içi boş döküm tekniğiyle yapılmış büyük bir bronz kadın heykeli takıldı.

Balıkçılar buluntuyu yetkililere bildirdi. Sahil Güvenlik’in devreye girmesinin ardından eser aynı gün Marmaris Müze Müdürlüğü’ne teslim edilerek koruma altına alındı.

2020’de yayımlanan ilk haberlerde heykelin yaklaşık 2 metre uzunluğunda ve 300 kilogram ağırlığında olduğu belirtiliyordu. Daha sonraki Marmaris Ticaret Odası açıklamasında ise 180 santimetre ve yaklaşık 400 kilogram ölçüsü verildi.

Bu nedenle Arkeoloji.Biz, farklı kaynaklardaki ölçüm farkı nedeniyle boy ve ağırlığı kesin bir teknik veri olarak öne çıkarmıyor.

Kaynak Notu: Kültür ve Turizm Bakanlığı/KVMGM ve Anadolu Ajansı buluntu tarihini 17 Kasım 2020 olarak verirken, 2024 YOCOCU konferansında yayımlanan konservasyon bildiri özetinde 16 Kasım 2020 tarihi yer almaktadır. Bu yazıda resmî KVMGM kaydındaki 17 Kasım 2020 tarihi esas alınmıştır.

Denizden Çıkan Bronz Neden Hemen Kurutulamaz?

Eserin bulunmasından sonraki en kritik aşama, onu deniz ortamından çıkarıp açık havaya almakla başlamıştı.

Yüzyıllarca veya çok uzun süre deniz suyuyla temas etmiş metal eserlerde klorür tuzları ve korozyon ürünleri malzemenin bünyesinde ve yüzeyinde birikebilir. Eserin kontrolsüz biçimde kuruması, korozyon süreçlerinin hızlanmasına ve fiziksel bütünlüğünün zarar görmesine yol açabilir.

Bu nedenle sualtından çıkarılmış bir kültür varlığının korunması yalnızca “temizlenip müzeye götürülmesi” anlamına gelmez.

Marmaris heykelinin konservasyonunda uygulanan yöntemler hakkında elimizde alışılmadık derecede iyi bir bilimsel kaynak da bulunuyor.

İzmir Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı’ndan Çağlar Çakır tarafından 2024 yılında İstanbul’da düzenlenen 9. YOCOCU Konferansı’nda sunulan çalışma, eserin koruma sürecini doğrudan belgeliyor.

İlk Müdahale: Heykelin Kuruması Engellendi

YOCOCU bildiri özetine göre Kültür ve Turizm Bakanlığı, eserin korunması için İzmir Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı ile çalışma başlattı.

İlk aşamada heykelin kontrolsüz biçimde kurumasını önlemek amacıyla eser ıslak tekstil malzemeleriyle sarıldı ve deniz suyuyla düzenli olarak nemli tutuldu.

Daha sonra heykel için paslanmaz çelikten özel bir havuz hazırlandı.

Tuz yoğunluğu kontrol edilerek havuza tatlı su eklendi ve böylece eserin bünyesindeki deniz tuzlarının kontrollü biçimde uzaklaştırılmasına yönelik süreç başlatıldı.

Bu işlem sualtından çıkarılmış metal eserlerde konservasyonun neden kazı veya buluntu sürecinin ayrılmaz bir parçası olduğunu açık biçimde gösteriyor.

Denizden çıkarılan kültür varlıklarının tuzdan arındırılması ve konservasyon sorunlarını daha geniş biçimde ele aldığımız Kerpe Antik Limanı’nda 150 Eser ve Su Altı Arkeoparkı başlıklı Arkeoloji.Biz yazısında da benzer koruma sorunlarını değerlendirmiştik.

Sualtı arkeolojisi çalışmasında dalgıç tarafından belgelenen batık kalıntısı
Sualtı arkeolojisinde buluntu kadar bulunduğu bağlamın sistematik belgelenmesi de temel önemdedir. Bu fotoğraf Marmaris heykelinin bulunduğu alanı göstermemektedir. Görsel: Dwi Sumaiyyah Makmur / Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0.

İzmir’de Konservasyon ve 3B Belgeleme

İlk koruma işlemlerinin ardından bronz heykel İzmir Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı’na taşındı.

2024 YOCOCU bildirisinde aktarılan sürece göre eser burada kontrollü biçimde ve kademeli olarak kurutuldu.

Aynı zamanda kapsamlı belgeleme çalışmaları gerçekleştirildi:

  • yüksek çözünürlüklü fotoğraflama,
  • rölöve çizimleri,
  • 3B tarama,
  • yüzey ve üretim izlerinin incelenmesi,
  • mekanik yöntemlerle korozyon temizliği.

Heykel daha sonra belirli bir süre gözlem altında tutuldu.

Bu süreç özellikle önemlidir; çünkü büyük bronz eserlerde yalnızca estetik görünümü geri kazanmak değil, metalin uzun vadede kimyasal olarak kararlı hâle gelmesini sağlamak gerekir.

Heykelin Nasıl Üretildiğine İlişkin İzler

Konservasyon sırasında yapılan incelemeler yalnız eserin korunmasına değil, üretim teknolojisinin anlaşılmasına da veri sağladı.

YOCOCU bildiri özetine göre:

  • kırık kol bölümünde kil kalıp malzemesi,
  • etek bölümünde bir ahşap parça,
  • heykelin farklı noktalarında çeşitli kaynak/birleştirme izleri

tespit edildi.

Araştırmacılar bu verilerin p-XRF, XRD ve taşınabilir X-ray gibi analiz yöntemleriyle daha ayrıntılı incelenmesini planladıklarını bildirdi.

Burada önemli bir ayrım var: 2024 bildiri özeti bu analizleri gelecekte değerlendirilecek yöntemler olarak tanımlıyor. Bu nedenle analiz sonuçları yayımlanmış gibi davranmak doğru olmaz.

Helenistik mi, Roma Dönemi mi?

Heykelin tarihlendirilmesi konusunda farklı tarihlerde yayımlanan kaynaklarda terminolojik bir değişim görülüyor.

2024 tarihli konservasyon bildiri özeti eseri doğrudan “Helenistik Dönem bronz kadın heykeli” olarak tanımlıyor.

Ancak 2025’te eser sergiye açıldığında Anadolu Ajansı ve Marmaris Ticaret Odası tarafından aktarılan müze değerlendirmesi daha ayrıntılı bir tanımlama kullanıyor:

Eser, MÖ 2. yüzyıl Helenistik dönem özellikleri göstermekle birlikte Roma dönemine ait bir bronz kadın heykeli olarak değerlendirilmektedir.

Bu nedenle Arkeoloji.Biz’de eser için yalnızca “Helenistik heykel” ifadesini kullanmak yerine:

“Helenistik üslup özellikleri gösteren Roma dönemi bronz kadın heykeli”

tanımını esas alıyoruz.

Khiton ve Himation Giymiş Bir Kadın Figürü

Müze değerlendirmelerine göre kadın figürü khiton üzerine himation giymiş biçimde tasvir edilmiş.

İçi boş büyük boyutlu bronz döküm tekniğiyle üretilmiş olan heykelin başı ve kolları günümüze ulaşmamış durumda.

Eksik parçaların ne zaman ve hangi koşullarda kaybolduğu ise mevcut yayımlanmış kaynaklardan belirlenemiyor.

2020’den 2025’e: “Denizden Gelen Kadın”ın Zaman Çizelgesi

17 Kasım 2020
Hisarönü Körfezi’nde “Azimler” adlı trol teknesinin ağına bronz kadın heykeli takıldı. Balıkçılar durumu Sahil Güvenlik’e bildirdi ve eser Marmaris Müzesi’ne teslim edildi.

2020 – İlk Koruma
Heykelin hızlı kuruması önlendi. Islak tekstillerle nemli tutuldu, özel paslanmaz çelik havuz içinde kontrollü tuzdan arındırma sürecine alındı.

İzmir Laboratuvar Süreci
Eser İzmir Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı’na götürüldü. Kademeli kurutma, fotoğraf, rölöve, 3B tarama ve mekanik korozyon temizliği gerçekleştirildi.

Ekim 2024
Heykelin belgeleme ve konservasyon çalışmaları Çağlar Çakır tarafından İstanbul’daki 9. YOCOCU Konferansı’nda bilimsel bildiri olarak sunuldu.

4 Temmuz 2025
Konservasyonu tamamlanan bronz kadın heykeli Marmaris Müzesi’nde açılan “Denizden Gelen Kadın” sergisiyle ilk kez ziyaretçilerle buluştu.

“Denizden Gelen Kadın” Sergisi

Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün resmî açıklamasına göre sergi, Cumhuriyet’in 102. yılı için hazırlanan “102. Yılda 102 Sergi: Cumhuriyet’in Işığında Anadolu’nun Kültürel Mirasına Yolculuk” projesi kapsamında düzenlendi.

Sergi 4 Temmuz 2025 tarihinde Marmaris Müzesi’nde ziyarete açıldı ve adını ana eser olan bronz kadın heykelinden aldı.

Heykel böylece denizden çıkarılmasından yaklaşık beş yıl sonra ilk kez kamuya açık teşhire kavuştu.

Marmaris Kalesi ve Marmaris Müzesi
“Denizden Gelen Kadın” sergisinin düzenlendiği Marmaris Kalesi ve Müze kompleksi. Görsel: Stern1994 / Wikimedia Commons, CC0 1.0.

Sergide 85 mi, 95 mi Eser Vardı?

Bu konuda kaynaklar arasında dikkate değer bir farklılık bulunuyor.

Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün güncel resmî sayfasında sergide 85 eser bulunduğu ve bunlardan 83’ünün ilk kez sergilendiği belirtiliyor.

Buna karşılık Anadolu Ajansı’nın açılış haberinde ve Marmaris Ticaret Odası’nın açıklamasında 95 eser ve 93 ilk gösterim bilgisi yer alıyor.

Bu farkın serginin farklı hazırlık veya sayım aşamalarından kaynaklanıp kaynaklanmadığına ilişkin yayımlanmış bir açıklama bulunmuyor.

Bu nedenle Arkeoloji.Biz, kurumun güncel resmî sayfasındaki 85 eser / 83 ilk sergileme bilgisini esas almakla birlikte diğer kaynaklardaki farklılığı da kayda geçiriyor.

Heykel Bir Antik Batıktan mı Geldi?

Şu anda bu sorunun cevabı:

Bilmiyoruz.

Bir kültür varlığının balıkçı ağıyla denizden çıkarılmış olması, onun otomatik olarak bir gemi batığının kargosuna ait olduğunu göstermez.

Heykel:

  • bir gemiyle taşınırken denize düşmüş,
  • bir gemi kazasıyla deniz tabanına ulaşmış,
  • kıyıdaki bir yerleşim veya yapıdan zaman içinde denize taşınmış,
  • başka bir tarihsel süreç sonucunda bulunduğu noktaya gelmiş

olabilir.

Fakat bunların hiçbiri bugün için kanıtlanmış değil.

KVMGM’nin eserle ilgili resmî açıklaması, Anadolu Ajansı’nın 2025 haberleri ve 2024 tarihli konservasyon çalışması heykeli belirli bir gemi batığıyla ilişkilendirmiyor.

Bu nedenle önceki haberde kullanılan:

“Eser henüz keşfedilmemiş bir Helenistik batığın varlığını gösteriyor.”

şeklindeki çıkarım için mevcut bilimsel kanıt bulunmuyor.

Bir Batığı Kanıtlamak İçin Ne Gerekirdi?

Sualtı arkeolojisinde “batık” tanımı tek bir taşınabilir buluntu üzerinden yapılmaz.

Bir gemi enkazı veya batık kargo bağlamından söz edebilmek için aynı alanda:

  • gemi konstrüksiyonuna ait ahşap parçaları,
  • çapa veya gemi donanımı,
  • birbiriyle ilişkili kargo grupları,
  • amfora veya diğer taşıma kaplarının düzenli dağılımı,
  • jeofizik anomaliler,
  • stratigrafik ve mekânsal ilişki

gibi verilerin sistematik olarak belgelenmesi gerekir.

Bu nedenle heykelin bulunduğu bölgede gelecekte bilimsel sualtı araştırmaları yapılması eser hakkında yeni bilgiler sağlayabilir; ancak böyle bir çalışmanın yapılacağına ilişkin doğrulanmış güncel Bakanlık açıklaması bulunmadığı sürece bunu “sonar taraması başlatılıyor” şeklinde haberleştirmek doğru değildir.

Bilimsel sualtı kazısı ile tekil tesadüf buluntuları arasındaki farkı görmek için İznik Gölü’ndeki Batık Bazilika ve Port Royal Sualtı Arkeolojisi dosyalarımıza da bakabilirsiniz.

Balıkçıların Doğru Bildirimi Neden Önemli?

Bu hikâyenin dikkat çekici taraflarından biri de eseri bulan balıkçıların davranışı.

Heykel ağına takıldıktan sonra olayın Sahil Güvenlik’e bildirilmesi ve eserin müzeye teslim edilmesi, kültür varlığının kayıt altına alınmasını ve uzmanların müdahale edebilmesini sağladı.

Eğer eser gizlenmiş, satılmaya çalışılmış veya bilinçsizce temizlenmiş olsaydı hem bilimsel bilgi hem de eserin fiziksel bütünlüğü geri döndürülemeyecek biçimde zarar görebilirdi.

Neyi Biliyoruz?

  • Bronz kadın heykeli Hisarönü Körfezi’nde balıkçılar tarafından 2020 yılında bulundu.
  • KVMGM ve AA kayıtlarında buluntu tarihi 17 Kasım 2020 olarak geçiyor.
  • Eserin başı ve kolları eksik ve gövdesi içi boş bronz döküm tekniğiyle üretilmiş.
  • Buluntu Sahil Güvenlik’e bildirildi ve Marmaris Müze Müdürlüğü’ne teslim edildi.
  • Heykelin hızlı kuruması önlendi ve kontrollü tuzdan arındırma uygulandı.
  • Eser İzmir Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı’nda konservasyona alındı.
  • Fotoğraf, rölöve ve 3B tarama yöntemiyle belgelendi.
  • Korozyon tabakaları mekanik yöntemlerle temizlendi.
  • İncelemelerde kalıp malzemesi, ahşap parça ve kaynak izleri tespit edildi.
  • 2025 müze değerlendirmesinde eser, Helenistik dönem özellikleri gösteren Roma dönemi bronz kadın heykeli olarak tanımlandı.
  • Heykel 4 Temmuz 2025’te Marmaris Müzesi’nde açılan “Denizden Gelen Kadın” sergisinde ilk kez ziyaretçilerle buluştu.

Neyi Bilmiyoruz?

  • Heykelin deniz tabanına tam olarak nasıl ulaştığını bilmiyoruz.
  • Eserin belirli bir antik gemi batığına ait olduğunu gösteren yayımlanmış arkeolojik kanıt bulunmuyor.
  • Baş ve kolların hangi dönemde veya hangi olay sonucu kaybolduğunu bilmiyoruz.
  • Heykelin kimi tasvir ettiği konusunda mevcut kaynaklarda kesin bir kimliklendirme bulunmuyor.
  • Heykelin özgün üretim yeri ve atölyesi mevcut yayımlanmış verilerle kesinleştirilmiş değil.
  • 2024’te planlanan p-XRF, XRD ve taşınabilir X-ray analizlerinin ayrıntılı sonuçlarının bilimsel olarak yayımlanıp yayımlanmadığına ilişkin doğrulanmış bir sonuç bu kaynaklarda yer almıyor.
  • Buluntu noktasında bir gemi batığı veya ilişkili başka arkeolojik materyal bulunup bulunmadığını bilmiyoruz.

Arkeolojik Değerlendirme

“Denizden Gelen Kadın”ın bilimsel önemi yalnızca yaklaşık iki bin yıllık büyük bir bronz heykelin bulunmasından kaynaklanmıyor.

Bu olay, arkeolojik bir eserin bulunması ile bilimsel bilgiye dönüşmesi arasındaki farkı son derece iyi gösteriyor.

Balıkçıların ağına takılan bir obje ilk anda yalnızca dikkat çekici bir “tesadüf buluntusu”dur. Tarihsel değerinin anlaşılabilmesi için eserin belgelenmesi, korunması, teknik özelliklerinin incelenmesi ve mevcut arkeolojik bilgilerle karşılaştırılması gerekir.

Marmaris heykeli açısından en güçlü bilimsel veri şu aşamada batık iddiası değil, konservasyon sürecinin ayrıntılı biçimde belgelenmiş olmasıdır.

Denizden çıkan bronzun kontrollü biçimde ıslak tutulması, tuzdan arındırılması, kademeli kurutulması, mekanik korozyon temizliği, rölöve ve 3B taramayla belgelenmesi; arkeolojik korumanın görünmeyen fakat temel aşamalarını ortaya koyuyor.

Aynı zamanda bu örnek, sualtından tek bir eser çıkmasının hemen “yeni batık bulundu” şeklinde yorumlanmaması gerektiğini de hatırlatıyor.

Arkeolojide heyecan verici bir olasılıkla kanıtlanmış sonuç aynı şey değildir.

Eserin gerçekten bir gemi kargosuyla bağlantılı olup olmadığı ancak sistematik sualtı araştırması, mekânsal belgeleme ve ilişkili buluntuların tespit edilmesiyle değerlendirilebilir.

Bugün bildiğimiz kesin sonuç ise çok daha somut:

2020’de tesadüfen denizden çıkarılan bir kültür varlığı, doğru bildirim, müze müdahalesi ve yaklaşık beş yıllık bilimsel koruma sürecinin ardından 2025’te kamuya kazandırıldı.

Arkeoloji.Biz’de İlgili Yazılar

Kaynakça ve Dış Bağlantılar

Sık Sorulan Sorular

Marmaris’teki bronz kadın heykeli ne zaman bulundu?

Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Anadolu Ajansı kayıtlarına göre bronz kadın heykeli 17 Kasım 2020’de Hisarönü Körfezi’nde balıkçıların ağına takıldı.

Heykel Helenistik döneme mi, Roma dönemine mi ait?

2025’te yayımlanan müze değerlendirmesine göre eser MÖ 2. yüzyıl Helenistik dönem üslup özellikleri göstermekle birlikte Roma dönemine ait bir bronz kadın heykeli olarak değerlendiriliyor. 2024 tarihli konservasyon bildirisinde ise eser Helenistik dönem heykeli olarak tanımlanmıştı. Bu nedenle güncel müze değerlendirmesi esas alınmaktadır.

Bronz kadın heykeli bir antik gemi batığından mı çıktı?

Bunu gösteren yayımlanmış bir arkeolojik kanıt bulunmuyor. Heykel denizden çıkarılmış olsa da mevcut resmî ve bilimsel kaynaklar eseri belirli bir gemi batığıyla ilişkilendirmiyor.

Heykel nasıl korundu?

Eserin kontrolsüz kuruması önlendi, ıslak tekstillerle nemli tutuldu ve özel bir havuzda kontrollü tuzdan arındırma uygulandı. Daha sonra İzmir Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı’nda kademeli kurutma, fotoğraf, rölöve, 3B tarama ve mekanik korozyon temizliği gerçekleştirildi.

“Denizden Gelen Kadın” ne zaman sergilenmeye başladı?

Konservasyonu tamamlanan bronz kadın heykeli, 4 Temmuz 2025’te Marmaris Müzesi’nde açılan “Denizden Gelen Kadın” sergisiyle ilk kez ziyaretçilerle buluştu.

Heykelin başı ve kolları neden yok?

Heykel balıkçıların ağına takıldığında başı ve kolları zaten eksikti. Bu parçaların ne zaman ve hangi olay sonucu kaybolduğuna ilişkin mevcut kaynaklarda doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor.

Heykelin konservasyonunda 3B tarama kullanıldı mı?

Evet. 2024 YOCOCU bildiri özetine göre konservasyon sürecinde fotoğraflama ve rölöve çalışmalarının yanı sıra heykelin 3B taraması da gerçekleştirildi.

Sergide kaç eser bulunuyordu?

KVMGM’nin güncel resmî sayfası 85 eser ve 83 ilk sergileme bilgisi verirken, açılış dönemindeki Anadolu Ajansı ve Marmaris Ticaret Odası haberlerinde 95 eser ve 93 ilk sergileme bilgisi yer alıyor. Arkeoloji.Biz güncel resmî KVMGM kaydını esas almaktadır.

Arkeoloji.Biz yayıncı logosu
Yayıncı

Arkeoloji.Biz

Arkeoloji, kültürel miras, müzecilik ve arkeoloji teknolojileri alanlarında güncel haber, araştırma ve değerlendirmeler yayımlayan bağımsız dijital yayın platformu.