Scarborough Roma Villası: Benzersiz Mimari Keşif ve Yerinde Koruma Planları
Keşif gerçekten tesadüfen mi yapıldı?
Eastfield’daki Roma kompleksini, iş makinelerinin rastlantısal biçimde ortaya çıkardığı bir buluntu olarak anlatmak doğru değil. Historic England’a göre bölgenin Roma dönemi kalıntıları barındırma potansiyeli daha önce belirlenmişti. Bu nedenle konut geliştiricisi Keepmoat tarafından görevlendirilen arkeologlar, imar sürecinin kabul edilmiş arkeolojik koşulları kapsamında alanda kazı yaptı.
Çalışmalar ilerledikçe ortaya çıkan mimari kalıntıların beklenenden çok daha önemli olduğu anlaşıldı. MAP Archaeological Practice tarafından yürütülen araştırmaların geçmişi de yalnız 2021’e dayanmıyor. Scarborough Archaeological and Historical Society, High Eastfield/Middle Deepdale çevresinde 2009’dan itibaren farklı alanlarda arkeolojik araştırmalar yapıldığını aktarıyor.
Dolayısıyla burada önemli olan, “bir inşaat sırasında şans eseri villa bulundu” anlatısından çok, planlama sistemine dahil edilmiş arkeolojik araştırmanın beklenenden çok daha önemli bir alanı tespit etmesidir.
1,2 hektarlık kompleks: Tek bir villadan çok daha büyük
İlk haberlerde alan çoğunlukla “Scarborough Roma Villası” olarak tanıtıldı. Ancak daha ayrıntılı araştırma sonuçları bunun tek bir konut yapısından çok daha geniş bir kompleks olduğunu gösteriyor.
Society of Antiquaries of London’da arkeologlar Paula Ware ve Pete Wilson tarafından sunulan sonuçlara göre yapı kompleksi 1,2 hektardan daha geniş bir alanı kaplıyor ve çevresi kireçtaşı bir duvarla sınırlandırılıyor. Alan içerisinde en az 23 ayrı yapı ile hendekler, su kanalları, kaya içine açılmış bir kuyu ve başka su yapıları belgelendi.
Roma döneminde alanın en az üç ana mimari evreden geçtiği anlaşılıyor. Bu durum, kompleksi tek seferde hazırlanmış değişmez bir proje olarak değil, kullanım süresi boyunca tekrar tekrar dönüştürülen bir mimari peyzaj olarak değerlendirmemiz gerektiğini gösteriyor.
Dairesel yapı neden sıra dışı?
Kompleksin en dikkat çekici bölümü, yapının geç evresinde oluşturulan yaklaşık 7–8 metre iç çapa sahip dairesel ya da daireye yakın merkezi mekân. Bu merkeze kuzey, batı ve güney yönlerinden üç kare oda bağlanıyor.
Historic England’ın 2021’de yaptığı ilk değerlendirmede, dairesel merkezden çeşitli odaların açıldığı bu planın Britanya’da daha önce görülmediği belirtildi. Alanın bütün Roma İmparatorluğu içinde de ilk örnek olabileceği ihtimali dile getirildi.
Buradaki önemli ayrım “benzersizdir” ile “benzeri henüz bilinmemektedir” ifadeleri arasındadır. Arkeolojide yeni karşılaştırmalar ve yayınlar ortaya çıktıkça mimari paraleller değişebileceği için ikinci ifade bilimsel olarak daha güvenlidir.
Hypocaust var, fakat hamamın tamamlandığı kesin değil
Mevcut yazının önceki sürümünde hypocaust sistemi ve hamam, kompleksin yüksek statüsünün doğrudan göstergeleri olarak anlatılıyordu. Hypocaust gerçekten var; ancak ayrıntılı araştırma sonuçları çok daha ilginç bir yapı tarihine işaret ediyor.
Dairesel merkezin batısındaki kare odada bir hypocaust, yani Roma yerden ısıtma sistemi belgelendi. İlk evrede bu sistemin gerçekten yakıldığına ilişkin izler tespit edildi. Daha sonraki bir yapı evresinde ise hypocaust değiştirilerek korunmuş, fakat yeni düzenlemenin ısıtma amacıyla kullanıldığına ilişkin aynı ölçüde açık kanıt bulunamamış.
Güneydeki ısıtmalı yapı dizisinin bir Roma hamamı olarak tasarlandığı düşünülüyor. Praefurnium yani ısıtma fırını, sıcak su tankı için düzenleme ve olası sıcak-soğuk havuz bölümleri tespit edildi.
Ancak Society of Antiquaries sunumundaki önemli ayrıntı şu: hamam düzenlemesi tamamlanmamış olabilir. Bazı bölümlerde hypocaust pilae sistemi kurulmamış ve fırının kullanıldığına dair iz bulunmamış.
Villa mı, dinsel merkez mi, ikisi birden mi?
Eastfield kompleksinin en önemli bilimsel sorusu hâlâ yapının işlevi.
Historic England ilk değerlendirmesinde kalıntıların yüksek statülü lüks bir Roma villası, dinsel bir kutsal alan veya ikisinin birleşimi olabileceğini belirtti.
Daha sonraki araştırmalar, kompleksin çok sayıda yapıdan, teraslardan, su sistemlerinden ve farklı mimari evrelerden oluştuğunu gösterdiği için tek bir “villa rustica” tanımı bütün alanı açıklamak için yetersiz kalabilir.
Öte yandan sıradışı plan da tek başına yapının tapınak olduğunu kanıtlamaz. Bir yapının dinsel işlevini belirlemek için mimarinin yanında adak objeleri, yazıtlar, ikonografi, ritüel kullanım izleri ve mekânsal bağlam gibi farklı kanıtların birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Bu nedenle bugün için en doğru tanım, yüksek statülü ve işlevi henüz tam çözülememiş Roma dönemi yapı kompleksidir.
Roma İmparatorluğu’nda gerçekten benzersiz mi?
2021’de keşfin duyurulmasının ardından uluslararası basında alan sık sık “Roma İmparatorluğu’nda eşi olmayan villa” şeklinde tanıtıldı.
Historic England’ın kendi ifadesi bundan daha ihtiyatlıdır: bu tür bir yapı planının Britanya’da daha önce görülmediği ve eski Roma İmparatorluğu genelinde de kendi türünün ilk örneği olabileceği belirtiliyor.
Bu fark önemlidir. “Şimdiye kadar bilinen yakın paraleli bulunamadı” bilimsel bir tespit olabilir; “Roma İmparatorluğu’nda kesinlikle tek örnektir” ise bütün Roma coğrafyasındaki yapılar arasında tamamlanmış karşılaştırmalı bir çalışma gerektirir.
Dolayısıyla Arkeoloji.Biz olarak keşfin olağanüstü niteliğini küçültmeden, “benzersiz” kavramını bir araştırma hipotezi olarak kullanıyoruz.
Konut projesi arkeolojik alan için nasıl değiştirildi?
Eastfield vakasının kültürel miras yönetimi açısından en dikkat çekici yönlerinden biri, arkeolojik buluntuların ortaya çıkmasından sonra konut projesinin değiştirilmesidir.
Historic England’a göre ilk tasarımda Roma kalıntılarının bulunduğu alanın üzerine konutlar yapılması öngörülüyordu. Keepmoat, Historic England, North Yorkshire County Council ve dönemin Scarborough Council yönetimiyle yürütülen süreç sonunda proje planı değiştirildi.
Konut alanında planlanan kamusal açık alanın yeri değiştirilerek Roma kompleksinin ana bölümünün üzerine denk gelecek biçimde düzenlendi. Böylece arkeolojik yapılar yeni binaların temelleri altında kalmak yerine korunabilecek bir alana dönüştürüldü.
Historic England ayrıca kazı sonrası analiz ve bilimsel yayın çalışmalarına destek sağlayacağını duyurdu.
Burada önceki yazıdaki “özel jeotekstil tabakalar, açık hava eğitim merkezi ve dijital rekonstrüksiyonlar kesin olarak yapılacak” gibi ayrıntıları kullanmıyoruz. İncelediğimiz birincil kaynaklar bu uygulamaları kesinleşmiş proje unsurları olarak doğrulamıyor.
Eastfield Roma kalıntıları bugün ne durumda?
Eastfield Town Council’ın güncel bilgilendirmesine göre Roma yapıları kazı ve belgeleme çalışmalarından sonra yeniden gömüldü. Alan yeşil alan olarak ayrıldı; kalıntılar kayda geçirildi ve korunarak yer altında bırakıldı.
Bu nedenle bölgeyi bugün ziyaret eden bir kişinin 2021 kazı fotoğraflarında görülen dairesel yapıları açıkta görmesi beklenmemeli.
Arkeolojik kalıntıların yeniden gömülmesi ilk bakışta “bulduk, tekrar kapattık” gibi algılanabilir. Oysa uygun koşullarda yeniden gömme, özellikle sürekli açıkta tutulduğunda yağmur, don, biyolojik büyüme ve insan etkisiyle zarar görebilecek taş ve harç kalıntıları için uluslararası koruma uygulamalarında kullanılan yöntemlerden biridir.
Eastfield örneğinde asıl başarı, bütün alanın açıkta sergilenmesinden çok konut projesinin arkeolojik kalıntılara göre değiştirilmesi ve ana yapıların gelecekte yeniden araştırılabilecek biçimde yerinde tutulmasıdır.
Arkeolojik Değerlendirme
Eastfield’ın önemi yalnızca sıra dışı dairesel mimarisinde değil, Roma dönemi seçkin mekânlarının işlevlerinin her zaman klasik “villa”, “tapınak” veya “hamam” kategorilerine kolayca yerleştirilemediğini göstermesinde yatıyor.
1,2 hektardan geniş bir alan, en az 23 yapı ve çok sayıda yapı evresi, buranın tek bir mimari tasarımdan çok zaman içinde değişen geniş bir kompleks olduğunu gösteriyor.
Özellikle hypocaustun bir evrede kullanılması, daha sonra dönüştürülmesi ve hamam bölümünün tamamlanmamış görünmesi, Roma mimarisini yalnız bitmiş yapılar üzerinden değil, inşa, değişiklik, vazgeçme ve yeniden kullanım süreçleri üzerinden okumamız gerektiğini hatırlatıyor.
Koruma açısından ise Eastfield, kalkınma ile arkeolojinin mutlaka birbirinin alternatifi olmadığını gösteren önemli bir örnek. İlk konut planının değiştirilmesiyle yapıların ana bölümü korunurken projenin bütünü iptal edilmedi.
Ancak bu başarıyı anlatırken yeni bir efsane üretmemek de önemli: yapının kesin işlevi, Roma dünyasındaki tam paralelleri ve kompleksin sosyal kimliği üzerine araştırmalar devam ediyor. Bu nedenle Eastfield’ın bilimsel değeri “Roma İmparatorluğu’nun tek villası” gibi sansasyonel bir etiketten çok, henüz tam çözülememiş mimari ve toplumsal bağlamında aranmalı.
Arkeoloji.Biz’de İlgili Yazılar
Kaynakça ve Dış Bağlantılar
-
Historic England – Rare Roman Remains Discovered in Scarborough
İlk resmî duyuru; keşfin bağlamı, mimari plan, olası işlev ve koruma kararı. -
Society of Antiquaries of London – An Unexpected Complex of Roman Buildings, Eastfield, Scarborough
Paula Ware ve Pete Wilson; alanın 1,2 hektarlık kapsamı, en az 23 yapı, yapı evreleri, dairesel merkez, hypocaust ve hamam düzenlemesi. -
Eastfield Town Council – Roman Eastfield
Alanının yeniden gömülmesi, yeşil alan olarak ayrılması ve korunmasına ilişkin güncel yerel yönetim bilgisi. -
Scarborough Archaeological and Historical Society – Eastfield: A Multi-period Landscape and Roman Period Mystery
2009’dan itibaren yürütülen araştırmalar ve MS 3.–4. yüzyıl yüksek statülü yapılar üzerine güncel arkeolojik çerçeve. - Wikimedia Commons – Eastfield konum haritası
- Wikimedia Commons – Great Witcombe Roma Villası hypocaust karşılaştırma görseli
Sık Sorulan Sorular
Scarborough Roma kompleksi ne zaman bulundu?
Alanın arkeolojik araştırmaları daha önce başlamış olsa da sıra dışı yüksek statülü Roma kompleksinin önemi 2020–2021 dönemindeki kazılar sırasında anlaşıldı ve keşif Nisan 2021’de kamuoyuna duyuruldu.
Yapı gerçekten bir Roma villası mı?
Kesin değil. Historic England yapının yüksek statülü lüks bir villa, dinsel bir kutsal alan veya iki işlevi birleştiren bir kompleks olabileceğini belirtiyor.
Yapı neden benzersiz kabul ediliyor?
Kompleksin son yapı evresindeki yaklaşık 7–8 metre çapındaki dairesel merkez ve buna bağlanan kare odalardan oluşan düzenin Britanya’da bilinen doğrudan bir paraleli bulunmuyor. Roma İmparatorluğu genelinde de ilk örnek olabileceği öne sürülüyor, ancak bu kesinleşmiş bir sonuç değildir.
Eastfield’da hypocaust bulundu mu?
Evet. Batıdaki odalardan birinde kullanılmış bir hypocaust sistemi belgelendi. Daha sonraki yapı evresinde sistem değiştirildi ve yeniden kullanım şekli farklılaştı.
Roma hamamı tamamlanmış mıydı?
Güney yapı dizisinin hamam olarak tasarlandığı anlaşılıyor; ancak bazı temel ısıtma unsurlarının eksikliği ve fırının kullanıldığına ilişkin kanıt bulunmaması nedeniyle hamam düzenlemesinin tamamlanmamış olabileceği düşünülüyor.
Roma kalıntıları bugün görülebiliyor mu?
Hayır. Eastfield Town Council’a göre kalıntılar belgelendikten sonra yeniden gömüldü ve alan yeşil alan olarak korunuyor.