Header Ads

İzmir'de 2200 yıllık Genelev Defineciler Tarafından Kaçak Kazı ile ortaya çıkarıldı.

        

        İzmir'in Konak ilçesinde yerin 10 metre altında ev şeklindeki bölmede, ilk bulgulara göre Romalı bir zengine ait olduğu düşünülen ve ihtişamı simgeleyen yaklaşık 2000 yıllık iki mozaik bulundu. Diye bir haber yayınlandı. Bu haberin başlığını biraz düzelterek yayınladık. Ajanslara geçilen haber de 2700 yıllık olduğu aynı zamanda da İzmir'de ve Roma dönemine ait olduğu yazıyor.  Başka bir haber sitesinde ise "İzmir'in Konak ilçesinde yerin 10 metre altında ev şeklindeki bölmede, Romalı bir zengine ait olduğu değerlendirilen ve ihtişamı simgeleyen yaklaşık 2700 yıllık iki mozaik bulundu."  ifadeleri kullanılmış. 

Kaçak kazı ile ortaya çıkarılan mozaikler 


     İzmir ve Roma dönemi yaklaşık olarak günümüzden 2200 yıl önceye dayanmaktır. Antik kaynaklardan aldığımız bilgiler ve sonrasında ki yorumlama ile "Seleukoslar devrinde yarı bağımsız bir idareye kavuşan Smyrna, Seleukos kralı III. Antiohos’a karşı Roma’dan yardım istemiş ve bu teklif senatoca kabul edilmiştir. Milâttan önce 190’da Roma Amirali Gaius Livius idaresindeki donanmaya yardımda bulunmuşlar, daha sonra III. Antiohos diğer şehirlerle birlikte Smyrna’dan da çekildiğini bildirmek mecburiyetinde kalmıştır. Şehrin Roma tarafını tutması savaşın sonunda serbestliğe kavuşması, vergilerden muaf tutulması neticesini doğurmuştur. Smyrna bundan sonra bir Roma şehri haline geldi."

Yaklaşık on metre derinliğinde kaçak kazı çukuru.

    Bu verilen tarihlerin gerçeği yansıtmadığını ve sürekli bu hataların yapıldığına şahit olmaktayız. Gelişi güzel habercilik yaparak hem arkeoloji anlamında hem de gazetecilik anlamında sıkıntı yaratmaktadır. Ancak reklamın iyisi kötüsü olmazı kabul ettiğimiz de Arkeoloji ile ilgili yapılan haberlerin bilgi eksikliği veya hata içermesine çok kafa yorulmaz. Arkeoloji ile ilgili bir farkındalık yaratabilmesi daha önemli hale gelebilmektedir. Aksi taktirde bu haberleri okuyan öğretim görevlileri tekzip yazılarını gönderebilir ve düzelttirebilirlerdi. 

    Her neyse aslında bu yazının yazılma amacı sadece eksik ve hatalı bilgi değil ayrıca bu haberde paylaşılan mozaik ve  deseni olarak kullanılan horozların ve onları tutan kanatlı insanların kimler olabileceği ve horozların hangi amaçla betimlenmiş olabileceğine dair yapılan araştırmalardan ortaya çıkan ilginç bilgileri paylaşmaktır.

    Öncelikle mozaikte betimlenen kanatlı insanların Antik Yunan ve Roma mitolojisinde ki karşılıklarına bakmak gerekiyor. 

Eroteler  içerisinde aşk ve cinsel ilişki ile ilgili unsurları içeren Yunan mitolojisindeki kanatlı tanrılardır. Afrodit'in maiyetinin bir parçası olarak bilinirler. Eroteler (Grekçe: ἔρωτες), tekil bir tanrı olarak daha karmaşık bir mitolojiye sahip olan Eros'un ("Aşk, Arzu") çoğuludur.  Bazı Eroteler şöyledir: Anteros ("Aşk Geri Döndü") , Himeros ("Küstah Aşk"), Hedylogos ("Tatlı konuşma"), Hymenaios ("Gelin-İlahisi"), Hermafroditus ("Hermafrodit" veya "Efemine") ve Pothos ("Arzu, Özlem" özellikle ölen biri için).   Hermaphroditus ve eroteler,  Eroteler bir motifi halinde Helenistik sanatta karşımıza heykellerde, moziklerde, kabartmalarda çıkmaktadır.. Roma sanatında ise Cupid namı diğer Eros çoğul halde eroteler olarak karşımıza çıkmaktadır . Batı sanatının sonraki geleneğinde, Eroteler aşk tanrıları olarak bilinen çoğu figürden ayırt edilemez hale gelir.

Bu durumda karşımıza çıkan aşk ve şehvetin simgeleşmiş hali diyebiliriz bu eroteslere yani kanatlı insansı varlıklara. Bu durumda horozlar ne alaka bu horozlar neyi simgeliyor derseniz. O zamanda antik dönemde horoz ve tavukların durumuna bakmak gerekiyor.


Horoz, antik Yunan'da sadece Ares alemine ait değil, aynı zamanda Afrodit'e de yakındır

Horoz, antik Yunan'da sadece Ares alemine ait değil, aynı zamanda Afrodit'e de yakındır.  Aristoteles, tavukların 'en çok Afrodit'e verildiğini' beyan eder. Oppian onların bilinen tüm kuşların ötesinde seks delisi olduğunu düşünüyor. Bu kısmen gözlemle doğrulanır: Aristoteles, insanların yanı sıra, çiftleşme alışkanlıkları mevsimlik veya sınırlı olmayan tek hayvanın tavuklar olduğuna dikkat çeker. Gerçekten de hayvanlar aleminde ki çiftleşme dönemi (kairos) kavramına sahip değiller. 7/24, her yerde, günün herhangi bir saatinde, yılın herhangi bir zamanında çiftleşebilirler. Ayrıca hiçbir uygunluk kavramları da yoktur: tavuklar, horozlar havasında olmasalar bile, horozları kovalar ve kendilerini onların altına atarlar. Ve kısıtlama yok. Aşırı aktiviteleri çoğul gebeliklere yol açar, sıklıkla korkunç doğumlara neden olur veya tavukların günde iki veya üç kez yumurtlayarak bitkin halde ölmesine neden olur. Şimdi, kuşların genellikle cinsel güçleri veya libidolarıyla bilindiği doğrudur. Aristotelesin Problemlerinde  kuşların ve kıllı erkeklerin aynı nedenle şehvet düşkünü olduğuna işaret eder. Tüy ve saç üretiminde çok fazla hormon üretilir. Ancak Aristoteles'in "pençeli" veya "tüylü" kuşlar yerine "ağır kuşlar" olarak sınıflandırdığı horozlar, bıldırcınlar ve diğer birkaçı özellikle müstehcendir. Bunun nedeni, diğer kuşlarda tüy ve pençelerin yaratılmasına yönelik olan et ve organ üretiminden arta kalan hormon "ağır" kuşlarda, sperm ve aybaşı üretimine yönlendirilir.  Gerçekten de Afrodit ve Eros ile en yakından bağlantılı olan kuşlar, ağır kuşlar sınıfına aittir: sanatta genellikle Afrodit ve Eros'u veya onların insan analoglarını, kuğular, ördekler, kazlar ve horozlara binen veya onlarla oynayan seksi kadınlar ve güzel oğlanlar görülür.  Ancak bu sadece pençelerin veya derin tüylerin olmasından kaynaklı bir güç değildir ayrıca kısa bacaklar da rol oynar, çünkü onlara daha az kalıntı yönlendirilir. der Aristotelesçi yaklaşımlar. 

    Roma döneminde ise Horozların bu özellikleri haricinde giderek önemi artan horoz dövüşleri Columella (MS 4-70) döneminde profesyonel bir müsabakaya dönüşmüştür. Antik kaynaklarda bu dövüşler için Rhodos, Tanagra, Melos ve Khalkis’te yalnız bu müsabakalar için yetiştirilen horozlar olduğundan bahsedilir. Pergamon’da (Bergama) krallığın özel bir gösterisi olarak her yıl horoz dövüşleri düzenlenmiştir.  Atina'daki zorunlu horoz dövüşü belki de tamamen kurgu değildir, birkaç yazar tarafından bahsedilmiştir ve Pliny bize, Bergama'da ilham verici horoz dövüşlerinin düzenli olduğunu söyler. 

Bu kısa araştırmanın sonucunda basın için manşet başlıkta bulunmuş oluyor. Eroteler ile Horozlar birleştirildiğinde "İzmir'de 2200 yıllık Genelev Defineciler tarafından Kaçak Kazı ile ortaya çıktı". Ya da antik dönemden günümüze kadar sevilerek devam eden Horoz Dövüşü Vahşeti kullanılarak "İzmir'de 2200 yıllık gizli Horoz Dövüşü yapılan antik ev Kaçak kazılar sonucunda bulundu. Başlık olarak genelevi kullandık. Bakalım okunma sayısı ne olacak:)


Not: Bu makalede yazılanlar kısa bir araştırmanın kurgusal paylaşımıdır. Her ne kadar içinde bilimsel makalelerden alıntılar olsa da sonuç olarak değerlendirme tamamen kurgusaldır. Bu alanda yapılacak sistemli arkeolojik araştırmalar sonucunda işlevi değerlendirilebilecektir. Yazının tamamını okumadan gerçek olarak yaymayın. Kesin bilgi değildir.

YAZIDA MERAK ETTİĞİNİZ BİLGİLERİ VEYA BENZER YAZILARI BULMAK İÇİN ARAMAYI KULLANABİLİRSİNİZ

YAZI HAKKINDA YORUMLAR

Hiç yorum yok