Header Ads

İZNİK- NİKAİA


İznik'te yapılmış olan 16. yy'a ait kupa.
İznik,tarihi geçmişinin yanında Osmanlı sanatına damgasını vuran birbirinden güzel çinileri ile de bilinir.

 İznik, Bursa’ya bağlı 85.Km. uzaklıkta bir ilçedir. Tarihte dört kez başkent olmuş, Dört medeniyete ev sahipliği yapmıştır.M.Ö. 316'da İskender'in komutanlarından Antigonos tarafından Helikore adlı eski şehrin yerine kurulan ve adına" Antigoneia" denilen kentin yakınında bulunan Çakırca, Üyecik, Çiçekli ve Karadin höyüklerinde yapılan yüzey araştırmalarından, yöredeki eski yerleşmelerin M.Ö. 2500 yıllarına kadar indiği anlaşılmıştır. Kent Antigonos'un ölümünden sonra diğer komutan Lysimachos'un eline geçmiş, Lysimachos kenti geliştirip, güzelleştirmiş ve karısının adına izafeten adını "Nikaia"
koymuştur.Lysimachos'un M.Ö. 293'te ölümünden sonra kente Bithynialılar hakim olmuş, M.Ö. II. yüzyılda Roma hakimiyetine giren şehir daha sonra Bizans hakimiyetinde kalmıştır. Nikaia şehri, havarilerden Petros'un gelmesinden sonra Hristiyanlık ile tanışmış, 325 yılında I. Hristiyanlık konseyi burada toplanmıştır. 1075 yılında Selçuklu Sultanı Kutalmışoğlu Süleyman Şah kenti alıp başkent yapmış 1097'de şehir tekrar Bizans'a geçmiştir. 1204'de Latinlerin İstanbul'u zaptı sırasında 57 yıl Bizans'a başkentlik yaptıktan sonra 1331 tarihinde Orhan Gazi tarafından Osmanlı ülkesine katılmış, bundan sonra ismi İznik olarak değişmiştir.
İznik'teki surların üzerinde bulunan, Hadrianus Dönemi'ne ait Lefke Kapısı.


Şehri çeviren surlar Hellenistik Devir'de yapılmaya başlanmış, Roma ve Bizans çağlarında ilaveler yapılarak kullanılmaya devam etmiştir. 4970 m uzunlukta, 17 m yükseklikte ve 114 burca sahip şehir surları üzerinde zafer takı şeklinde 4 kapı bulunmaktadır. Hadriaııııs döneminden kalan Lefke kapı İle İstanbul kapı günümüze sağlam olarak gelebilmiş, Yenişehir kapı kısmen, Göl kapı İse tamamen yıkılmıştır. Şehrin doğusundaki tepe eteğinde Berber Kaya denilen yerde Blthynla Kralı II. Pruslas'a ait olduğu İleri sürülen bir mezar anıtı vardır, Elbeyll Belediyesi Mezarlığı içinde de Roma dönemine ait iki anıt mezarın bulunduğu Dört Tepeler tümülüsü yer alır. Kentin kuzeyinde bağlar arasında 12 m yükseklikteki Beştaş obeliski bulunur. Üzerindeki kitabeden obeliskin M.S. II. yüzyılda yapıldığı ve C. Cassius Philiscus'a ait olduğu anlaşılmaktadır. Göl kıyısı ile Yenişehir Kapı arasında yer alan antik tiyatro İmparator Traianus döneminde 112 yılında yapılmıştır. Tiyatronun taşları saldırılar sırasında surları tamir etmek maksadıyla yerlerinden sökülmüştür. İznik'te çok sayıda Bizans eserleri bulunmaktadır. Bunlardan Piskopos Hyakinthos tarafından VIII. yüzyılda Manastır Kilisesi olarak yaptırılan ve Koimesis Kilisesi olarak anılan yapı 1065 depreminde yıkılmış, tekrar onarılmıştır. Kilisenin mozaikleri ve ikonları 1807'de yenilenmiştir. Bugün bu kiliseye ait bazı duvar kalıntıları ile mimari öğeleri görmek olasıdır.

İznik'te Bizans'tan kalan en önemli kilise iki ana caddenin kesiştiği noktada bulunan Ayasofya Kilisesi'dir. XI. yüzyılda depremden sonra yenilenen kilise 1331'de Osmanlılar İznik'i alınca camiye çevrilmiş ve Orhan Gazi Camii adını almıştır. XVI. yüzyılda Mimar Sinan tarafından onarım görmüştür. Apsisin yanında ki odalarda freskolar bulunmaktadır. Burası 16. yy'da Hristiyanlığın tartışıldığı VII. konsülün toplandığı yerdir. Bir başka kilise de İstanbul Kapı'ya giden yolun sol tarafındaki Hagios Tryphonos Kilisesi'dir. X-XII. yüzyıldan kalan kilisenin ancak bugün yeri bellidir. Yenişehir Kapı'ya giden yolun sağında ise Ayatrifon Kilisesi bulunur. XIII. yüzyıla ait kilisenin tabanının çok süslü mozaikler ile kaplı olduğu bilinmektedir. Elbeyli beldesinin Hespekli mevkiinde bulunan ve IV-V. yüzyıla ait yeraltı mezar odasında (Hypoge) üç mezar vardır. Odanın tavan ve duvarları Erken Hristiyanlık döneminin renkli freskoları ile kaplıdır. Karşılıklı duran tavus kuşları, gelincik bahçesi, bıldırcın ve meyva gibi süslemeler freskoların konusunu oluşturur. Koimesis Kilisesi yakınında Böcek ayazması denilen yer Hyakinthos Manastırı'nın bir bölümüdür. VI. yüzyıldan günümüze sağlam olarak gelebilmiştir.
İznik'te bulunan erken Osmanlı dönemine ait Yeşil Cami. 1378-1392 yılları arasında Çandarlı Hayrettin Paşa tarafından yapımına başlanıp, oğlu Ali Paşa tarafından tamamlanan caminin Mimari Hacı Musa'dır. İlk Osmanlı camilerinden biri olan caminin minaresi yeşil sırlı tuğlalarla örülmüştür


Bir devir Osmanlı'ya başkentlik yapan İznik'te, Osmanlı eserleri de oldukça fazladır. Burada 1333 tarihinde yapılan Hacı Özbek Camisi ilk Osmanlı Camisi olarak dikkati çeker. En önemli Osmanlı eseri ise Yeşil Cami'dir. Yeşil sırlı tuğla minaresinden dolayı Yeşil Cami denilen cami 1378'de Çandarlı Hayrettin Paşa tarafından yapımına başlanmış ancak oğlu Ali Paşa tarafından 1391 tarihinde tamamlattırılmıştır. Beyaz mermer taşlardan yapılan caminin mimarı Hacı Musa olup Erken Osmanlı dönemi tek kubbeli camilerinin en görkemlisidir. 1442 tarihinde Mahmud Çelebi'nin yaptırdığı Mahmud Çelebi Cami ile 1418 tarihinde yapılan Şeyh Kutbeddin Cami'nin minaresi günümüze gelebilen eserlerdir.Caminin yanında Şeyh Kutbeddin için yapılan kare planlı türbe görülür. II. Bayezid'in oğlu Şehinşah'm eşi Mükrime Hatun'un yaptırdığı Eşref-i Rumi Cami IV. Murad döneminde çiniler ile süslenmiştir. Bugün caminin sadece orjinal minaresi ayaktadır.

Yıldırım Bayezid'in kardeşi Yakup Çelebi tarafından XIV. yüzyılda yapılan Yakup Çelebi Zaviyesi ve Türbesi İznik'teki Osmanlı eserleri arasındadır. İznik'te en önemli Osmanlı eserlerinden birisi de Nilüfer Hatun İmareti'dir. Osmanlı Sultanı I. Murad tarafından annesi Nilüfer Hatun için yaptırılmıştır. Bugün İznik Müzesi olarak kullanılan bina İznik'teki tarihi eserlerin ve Osmanlıların nefis çini örneklerinin sergilendiği bir yerdir. Osmanlıların saray, türbe ve camilerini süsleyen İznik, çinicilikte çok önemli bir yer tutar. Burada 300'den fazla Çini fırını bulunduğunu Evliya Çelebi'den öğrenmekteyiz. Kazılarda bu fırınlardan bazıları açığa çıkartılmıştır.

İznik'te 1332 tarihli Süleyman Paşa Medresesi, XVI. yüzyıla ait Rüstem Paşa Hanı, XIV. yüzyıla ait İsmail Bey Hamamı, XV. yüzyıla ait Hacı Hamza Hanı, XIV. yüzyıla ait Meydan Hamamı, Orhan Bey Camii ve Hamamı gibi tarihi yapılar bulunmaktadır.

İznik, Osmanlı döneminde çinileriyle ünlenmiş, cami, türbe ve birçok yapıda da bu çiniler kullanılmıştır. Resimde lacivert zemin üzerine beyaz çiçek ve hançer yaprakları ile işlenmiş çini detayı görülmektedir.


Bunlardan başka Yenişehir Kapı dışında Kırgızlar Türbesi, XIV. yüzyıla ait Sarı Saltuk Türbesi, 1389 tarihli Çandarlı Hayrettin Paşa Türbesi, 1429 tarihli Çandarlı İbrahim Paşa Türbesi, 1455 tarihli Çandarlı Halil Paşa Türbesi, Huysuzlar Türbesi, Alaaddin-i Mısri ve Davud-u Kayseri Türbesi, XV. yüzyıla ait Ahiveyn Sultan Türbesi ve 740 yıllarında Araplar'ın İznik'i kuşatırken şehit düşen Abdülvahab Sancaktari'nin Türbesi gibi önemli türbeler bulunur.

YAZIDA MERAK ETTİĞİNİZ BİLGİLERİ VEYA BENZER YAZILARI BULMAK İÇİN ARAMAYI KULLANABİLİRSİNİZ

YAZI HAKKINDA YORUMLAR

Hiç yorum yok